Anlamı
bilgili kimselerin bulunmadığı yerde cahil kişi bilgiçlik taslar.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, bilgili, güçlü veya nitelikli insanların bulunmadığı bir çevrede sıradan ya da cahil kişinin kendini çok büyük sanacağını anlatır. Ölçü ancak karşılaştırmayla anlaşılır; çevrede gerçek değer olmayınca küçük olan kendini büyük görür. Tepeciğin dağ sanması da tam olarak bu yanılsamayı ifade eder. Söz, kişinin kendi sınırını anlamasının yalnız iç görüyle değil, çevresindeki gerçek niteliklerle de ilgili olduğunu söyler. Dar çevreler sahte büyüklükler üretir. Bu nedenle atasözü, kişinin kendini olduğundan büyük görmesini içinde bulunduğu çevreyle birlikte açıklar. Bilgisiz insan, daha bilgilisini görmeyince bilgiçlik taslar. Atasözünün gücü, küçüklüğün yanlış zeminde büyüklük sanılmasını çok açık biçimde göstermesindendir. Değersizliği değil, değersizin sahte büyüklük duygusunu hedef alır.
Örnek Cümleler
- Köyde tek okumuş o olunca her konuda ahkâm kesmeye başladı; alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır.
- Ekipte kimse yazılım bilmiyor diye kendini uzman ilan etti; alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır.
- Büyük kongreye gidince ağzını açmadı, mahallede susmak bilmiyordu; alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Karşılaştırma eksikliğinden doğar. Ölçü ancak daha büyüğüyle yan yana konunca belli olur; çevrede gerçek bilgi bulunmayınca küçük olan kendi boyunu doğru göremez. Söz de bu eksikliği gösterir.
Bilgisi sınırlı olduğu hâlde bilgiçlik taslayan kişiyi anlatır. Kendisi küçük bir yükseltidir; ama çevresinde daha yükseği bulunmadığı için kendini dağ sayar. Benzetme bu yanılgıyı somutlaştırır.
Yanılgı ortadan kalkar. Bilenlerin bulunduğu bir ortama girince tepeciğin boyu kendiliğinden belli olur; söz de bilgiçliğin ancak boş bir çevrede sürebileceğini söyler. Ölçü çevreyle birlikte gelir.