Altı Aylık Seyislikle Kırk Yıllık Fışkı Karıştırılmaz Ne Demek?
Anlamı: bir işi tam öğrenmeden, inceliklerini kavramadan, ustalaşmadan o işte bilgiçlik taslanmaz.
Bu atasözü, bir işi daha tam öğrenmeden, ustalığını kazanmadan ve inceliklerine hâkim olmadan o alanda bilgiçlik taslanmaması gerektiğini anlatır. Altı aylık seyislik ile kırk yıllık birikimin işine karışmak, deneyimin ağırlığını bilmemek demektir. Halk bilgeliği burada yalnızca mesleki kıdemi değil, emekle gelen sessiz uzmanlığı savunur. Bir işin dışarıdan görünen kısmı kolay sanılabilir; fakat gerçekten bilen kişi, ayrıntının, zamanın ve tecrübenin ne kadar belirleyici olduğunu bilir. Atasözü özellikle yeni başlayan ama hemen ahkâm kesen kişiler için söylenir. Çünkü bilgi edinmek başka, otorite kesilmek başkadır. İnsan öğrenirken konuşabilir ama ustalık iddiası için zaman, hata ve tekrar gerekir. Bu söz de ölçüsüz özgüvene karşı yerinde bir uyarıdır. Birikim küçümsenirse hem iş bozulur hem de kişi kendini küçük düşürür. Halk tecrübesi burada usul ve terbiyeyi bir arada öğretir: Önce öğren, sonra konuş; önce ustalaş, sonra karış.
Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü