Anlamı
uğradığı yerden hemen gitmeye kalkan kimseye sitem olarak söylenen bir söz.
Detaylı Açıklama
Ateş almaya mı geldin, uğradığı yerden hemen gitmeye kalkan kimseye sitem olarak söylenen bir sözdür. Azarlama değil, kırgınlık bildirir. Sözdeki sahne eski ev hayatından gelir: ocağı sönen kimse komşusundan köz almaya gider, aldığı gibi de döner, oturmaz. Kalıp bu görüntüyü kısa süren her ziyarete uygular. Soru biçiminde kurulur ve soru işaretiyle yazılır, ama gerçek bir soru değildir; söyleyen karşılık beklemez, konuğu alıkoymak ister. Söyleyen taraf ev sahibi ya da uğranılan kimsedir. Kibrit yaygınlaşmadan önce kor almak günlük bir işti; komşu kapısı bu yüzden sık çalınırdı. Kalıp o kısacık uğrayışı ölçü alır. Komşusuna bir kap yemek bırakıp hemen dönmek isteyen kimseye de bu söz söylenebilir.
Örnek Cümleler
- Daha yeni oturdun, ateş almaya mı geldin? Otur biraz, çayını iç.
- Çayı bile içmeden kapıya yönelince annem sitem etti: Ateş almaya mı geldin?
- İki dakika oturup kalkınca ardından seslendiler: Ateş almaya mı geldin?
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Doğrudan gidene yöneltilir. Yüklem ikinci tekil kişiyle çekimlenir: geldin denir. Bu çekim sözü bir yorum olmaktan çıkarıp yüze karşı bir çıkışa dönüştürür. Yüklem bu yüzden üçüncü kişiye çevrilmez.
Fiilden önce, ateş almaya öbeğinin hemen ardına yerleşir. Kendinden önceki bölümden ayrı bir sözcük gibi yazılır; vurgu da o bölüme düşer. Sorulan şey bu yüzden gelmek değil, gelişin sebebidir. Ek sona konsaydı vurgu yüklemin üstüne kayardı.
Sitem ancak araya bir yakınlık girmişse yapılır; kırılan kimse karşısındakinden daha uzun bir oturuş beklemiştir. Söyleyen ev sahibidir ya da uğranılan kişidir. Konuğun ne kadar oturması gerektiği ise geçmez.