Deyim

Ayrıntıda Boğulmak Ne Demek?

Anlamı

1) gereksiz ayrıntılarla ilgilenmek zorunda kalmak; 2) mec. ilgilenilen herhangi bir konunun aslından uzaklaşmak.

Detaylı Açıklama

Ayrıntıda boğulmak iki durumu karşılar. Birincisi gereksiz ayrıntılarla ilgilenmek zorunda kalmaktır; ikincisi mecazdır ve ilgilenilen konunun aslından uzaklaşmaktır. Ayrıntı burada asıl işin yanındaki küçük iştir; tek başına zararsızdır, çoğalınca yol kapar. Birinci anlamda yük dışarıdan gelir; evrak, madde, imza ve onay kişiyi asıl işten alıkoyar. İkinci anlamda ise kişi kendi dikkatini yitirmiştir; küçük noktalara dalıp konunun özünü unutur. İki kullanımda da ortak olan, bütünün gözden kaçmasıdır. Kalıp çoğu kez istenmeden gelen bir durumu bildirir; kimse bunu kendisi seçmez. Ayrıntıya inmek bunun tersidir: orada kişi kendi isteğiyle iner. Söz çoğu kez işin ortasında, daha bitmemişken kurulur. Ayrıntıdan çıkılıp çıkılmadığı, asıl konuya dönülüp dönülmediği cümlenin geri kalanında anlatılır.

Örnek Cümleler

  1. Toplantı ayrıntıda boğuldu, asıl karar maddesine sıra hiç gelmedi bugün.
  2. Raporu yazarken ayrıntıda boğulmuş, okuyan ana fikri bir türlü bulamıyor.
  3. Bu kadar formla uğraşırken ayrıntıda boğulduk, projenin kendisi geride kaldı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Ölçüyü verir. Küçük şeyler öylesine birikmiştir ki kişi aralarında kaybolur, başını kaldıramaz; iki üç maddeyle uğraşmak bu sözü doğurmaz. Fiil hem çokluğu hem de içine düşülen çaresizliği duyurur.

Sayısı değil, oranı önemlidir: küçük işler asıl işin önüne geçtiği anda boğmaya başlar. İş bir türlü ilerlemiyor, gün sonunda asıl konuya sıra gelmiyorsa kalıp yerini bulmuş demektir.

Resmî yazışmada, uzun süren toplantılarda, inceleme ve hazırlık işlerinde görülür. Ortak yan, yapılacak bir asıl işin bulunması ve ayrıntının onun önüne geçmesidir; söyleyen çoğu kez bu durumdan şikâyetçidir.