Anlamı
1) olayların sebep ve sonuçları üzerine kendince soyut birtakım düşünceler ileri sürmek:
'Sana su şehirlerinin felsefesini yaptım.' -H. C. Yalçın. 2) bilgiçlik taslamak:
'Saldırmak onun içgüdülerinden biridir ve yöntemi çekiçle felsefe yapmaktır.' -S. Birsel.
Detaylı Açıklama
Felsefe yapmak, bir yandan olayların nedenleri ve sonuçları üzerine soyut düşünceler ileri sürmek, bir yandan da bağlama göre bilgiçlik taslamak anlamına gelen çift yönlü bir deyimdir. Kaynakta hem “su şehirlerinin felsefesini yaptım” örneği hem de “çekiçle felsefe yapmak” ifadesi verilerek bu iki kullanım açıkça gösterilir. Bu yüzden deyim bazen gerçekten derin düşünmeyi, bazen de gereğinden fazla teorik konuşmayı anlatır. Kullanıldığı bağlam, sözün övgü mü alay mı taşıdığını belirler. İnsan meseleleri çözmek yerine lafı uzatıyorsa felsefe yapıyor denebilir; ama olayın arkasındaki mantığı arıyorsa aynı söz olumlu duyulabilir. Deyimin gücü, düşünme ile bilgiçlik arasındaki ince çizgiyi taşımasındadır. Bu ikili anlam onu günlük dilde çok işlevsel kılar.
Örnek Cümleler
- Basit bir işi saatlerce konuşup yine de çözemeyince herkes ona felsefe yapmakla yetindiğini söyledi.
- Akşam yürüyüşünde hayat üzerine felsefe yapmak ikisine de iyi geldi.
- Usta, çiviyi çakmadan önce uzun uzun felsefe yapmak yerine işe başlamamızı istedi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bağlam bunu belirler. Derin düşünce arandığında olumlu duyulur; gereksiz yere soyut konuşulup iş uzatıldığında ise bilgiçlik ve laf kalabalığı eleştirisine rahatça, alaylı ve küçümseyici biçimde dönüşür.
Kaynak örnekler, deyimin yalnız akademik düşünceye değil günlük hayattaki tavra da uzandığını gösterir. İnsan hem gerçekten düşünürken hem de gereğinden fazla konuşurken bu sözle anılabilir.
Çünkü insanlar çoğu zaman çözüme değil söze boğulan kişiyi eleştirmek için bu kalıbı seçer. Böylece düşünme eylemi değil, düşünüyormuş gibi görünerek oyalanma hali hedef alınır.