Anlamı
uygun, elverişli zaman bulmak:
'Ben ve ablanız, fırsat buldukça size serbest ders vermeye geleceğiz.' -N. F. Kısakürek.
Detaylı Açıklama
Fırsat bulmak, yapılmak istenen bir iş için uygun ve elverişli zamanı elde etmek anlamına gelir. Burada kişi yalnızca istemekle kalmaz; koşulların da onun lehine açılmasını bekler. Bu yüzden söz, yoğun hayat temposu içinde vakit ayırmayı anlatırken de, uzun zamandır mümkün olmayan bir işi sonunda gerçekleştirebilme sevincini anlatırken de kullanılır. Deyimin gücü, niyet ile imkân arasındaki bağı tek kalıpla kurabilmesidir. Bir insan birini ziyaret etmeye, konuşmaya, çalışmaya ya da dinlenmeye fırsat bulabilir. Böylece sorun isteksizlikten değil, zamanın ya da şartların elverişsizliğinden kaynaklanmış olur. Söz, günlük hayatın sıkışıklığı içinde küçük ama değerli boşlukları anlatan çok kullanışlı bir deyimdir. Bu yönüyle modern hayatın tempo duygusuna da çok iyi uyar.
Örnek Cümleler
- Yoğunluktan seni aramaya ancak akşam fırsat buldum.
- Ders arasında fırsat bulup notlarını gözden geçirdi.
- Uzun süredir fırsat bulamadığı için bu kitabı nihayet tatilde okudu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü fırsat bulmak sözü, yapılmayan şeyin isteksizlikten değil zaman ve şart yetersizliğinden kaynaklandığını anlatır. Bu yüzden konuşana açıklama ve haklılık alanı da açar. Kişi niyetini korurken mazeretini de görünür kılar.
Hayır, yalnız saat boşluğu değil, ortamın uygun olması da önemlidir. Bazen konuşmak için yalnızlık, bazen çalışmak için sessizlik, bazen de maddi imkân gerektiğinden söz daha geniş bir elverişlilik anlatır.
Fırsat bulmak, kişinin elverişli zamanı elde etmesini vurgular. Fırsat düşmek ise biraz daha dışarıdan gelen, kişinin önüne çıkan imkân duygusunu taşır. Yani biri arananı bulma, öteki önüne çıkma yönünü güçlendirir.