Anlamı
1) gürültüye, karışıklığa boğarak bir sözün veya bir işin etkisini azaltmak, dağıtmak, dikkatten kaçırmak; 2) kandırmak, aldatmak.
Detaylı Açıklama
Gargaraya getirmek, bir sözü ya da meseleyi gürültü, karışıklık, oyalama veya laf kalabalığı içinde etkisiz bırakmak; bazen de kandırıp savuşturmak anlamına gelir. Deyimin iki anlamı da günlük dilde çok canlıdır. Bir mesele açıkça konuşulacakken konu dağıtılıyorsa, haklı bir itiraz hafife alınıyorsa ya da biri oyalanıp aldatılıyorsa bu söz kullanılır. Burada asıl vurgu, işin özünü görünmez kılmaktır. Kimi zaman kalabalık konuşma, kimi zaman kasıtlı oyalama, kimi zaman da küçümseyici tavır bu sonucu doğurur. Deyim, dürüst yüzleşmenin yerine bulanıklık geçirilmesini eleştirir. Bu yüzden medya dili, siyaset, aile tartışmaları ve gündelik çekişmelerde çok işlevseldir. Söz, ciddiye alınması gereken bir şeyin sulandırılıp boşa düşürülmesini güçlü biçimde anlatır.
Örnek Cümleler
- Haklı itirazını yine gargaraya getirmek için konuyu başka yere çektiler hemen.
- Bu kadar önemli meseleyi gargaraya getirmek kimseye hiç yakışmadı doğrusu.
- Onu iki vaatle oyalayıp işi gargaraya getirmek istediler ama olmadı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü bir meseleyi ciddiyetinden koparmak çoğu zaman karşı tarafı etkisizleştirmek ve oyalamakla birlikte yürür. Deyim bu yüzden hem sulandırmayı hem de kandırma niyetini birlikte taşıyabilir.
Toplantılar, televizyon tartışmaları, siyaset konuşmaları, aile hesaplaşmaları ve hakkın açıkça savunulması gereken durumlarda çok çarpıcıdır. Çünkü oralarda konuyu dağıtmak ve sulandırmak çok çabuk fark edilir.
Geçiştirmek daha yumuşak bir savuşturma olabilir. Gargaraya getirmek ise çoğu zaman bilerek sulandırma, ciddiyeti bozma ve muhatabı boşlukta bırakma duygusunu çok daha güçlü biçimde birlikte taşır.