Anlamı
1) kandırmak, yola getirmek, aşkını kazanmak:
'Nice beyler, paşalar onun peşinde yıllarca dolaşmışlar, onun gönlünü çelmek için her türlü çareye başvurmuşlardı.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) kendi yanına çekmek, sempatisini kazanmak:
'İlk tanıştığımız günden beri bana karşı gösterdiği yakınlıkla gönlümü çelmiş bulunmaktaydı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.
Detaylı Açıklama
Gönlünü çelmek, bir kimseyi etkileyip kendi tarafına çekmek, sevgisini kazanmak ya da onu isteği doğrultusunda yumuşatmak anlamlarında kullanılan çok katmanlı bir deyimdir. Bu söz hem duygusal yakınlık kurmayı hem de ikna ederek yön değiştirtmeyi anlatabilir. Bu nedenle bağlama göre sevgi kazanmak ile kandırmak arasında ince bir ton farkı doğar. Deyimin merkezinde etkileme gücü vardır. Birinin gönlünü çelmek için çoğu zaman tatlı dil, ilgi, yakınlık, övgü ya da hesaplı bir davranış devreye girer. Gönlünü çelmek, insan ilişkilerinde duygusal etkileyiciliğin nasıl yönlendirici bir araç hâline geldiğini gösteren köklü bir deyimdir. Hem sempatik yaklaşımı hem de ikna yoluyla yumuşatmayı birlikte düşündürür; bu yönüyle sevdirme ile kandırma sınırında dikkat isteyen bir anlatım gücü taşır.
Örnek Cümleler
- Yeni müdür, çalışanların gönlünü çelmek için ilk günden samimi davrandı.
- O satıcı müşterinin gönlünü çelmek adına durmadan uzun övgü sıralıyordu.
- İnsan bazen bir çocuğun gönlünü çelmek için küçük bir armağan verir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü deyimde başkasını etkileyip kendi yönüne çekme fikri vardır. Bu etki bazen sıcak yakınlıkla, bazen de hesaplı sözlerle kurulduğu için olumlu ve kuşkulu tonlar birlikte doğabilir.
Aşk konuşmalarında, ikna çabalarında, çocukları yumuşatırken ve birinin sempatisini kazanmak istenen sosyal ortamlarda sık kullanılır. Ortak tema, duyguyu etkileyerek sıcak, yakın ve güven veren yaklaşma kurmaktır.
Gönlünü çalmak daha çok kendiliğinden doğan güçlü hayranlığı anlatır. Gönlünü çelmek ise belli bir çaba, yönlendirme veya ikna payı taşıdığı için daha hesaplı bir etkiyi hissettirebilir.