Anlamı
1) sürekli denetimi altında bulunmak; 2) unutmamak, olduğu gibi hatırlamak:
'Hızla açılan kapıdan içeri girişi, hayır girişi değil, atılışı hâlâ gözümün önündedir.' -Y. Z. Ortaç. 3) gündemde yer almak; 4) kolayca ulaşılabilecek bir yerde bulunmak.
Detaylı Açıklama
Göz önünde olmak deyimi, bağlama göre sürekli denetim altında bulunmayı, unutulmayacak kadar canlı biçimde hatırda kalmayı, gündemde yer almayı ya da kolay erişilen yerde bulunmayı anlatır. Bu çok anlamlı yapı, deyimi Türkçede oldukça işlevli kılar. Bir çocuk annenin göz önünde olabilir, bir olay insanın gözünün önünde kalabilir, bir mesele de kamuoyunun göz önünde olabilir. Ortak yön, bir şeyin görünürlükten uzak olmamasıdır. Deyim bu yüzden hem somut mekân hem de zihinsel yakınlık anlamı taşır. Kısacası göz önünde olmak, denetim, hafıza, erişilebilirlik ve görünürlük gibi farklı durumları tek merkezde toplayan güçlü bir ifadedir. Bağlam anlamı belirlemede özellikle önemlidir. Çok anlamlılığı da buradan doğar.
Örnek Cümleler
- Çocuklar parkta hep göz önünde olmak zorunda diye uyardı anneleri.
- O ayrılık sahnesi yıllardır göz önünde olmak gibi aklımda duruyor.
- Belgeleri masa üstünde tut, herkes için göz önünde olsun burada.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü göz önünde olmak yalnız fiziksel görünürlüğü değil, zihinsel canlılığı ve gündemde kalmayı da anlatır. Görünürlük fikri korunur ama bağlama göre anlamın yönü ve ağırlığı değişir.
Somut kullanımda bir şey gerçekten görülebilecek, kolay ulaşılabilecek yerdedir. Mecaz kullanımda ise olay unutulmaz, konu gündemdedir ya da kişi sürekli gözetim altındadır; görünürlük fikri zihinsel düzleme taşınır.
Göz önünde olmak bir durumun mevcut hâlini anlatır; bir şey zaten görünürdür. Göz önüne sermek ise onu özellikle görünür kılma eylemidir; biri durum, diğeri bilinçli ortaya koymadır.