Anlamı
1) görmezlikten gelmek, hoş görmek, bağışlamak:
'Kendi dillerine başka bir dilden en küçük bir şeyin karışmasına göz yumamazlar.' -N. Uygur. 2) umudunu kesmek, umutsuzluğa düşmek.
Detaylı Açıklama
Göz yummak, bağlama göre bir kusuru bilerek görmezden gelmek ve hoş görmek ya da bir işten umudu kesmek anlamına gelen çok kullanışlı bir deyimdir. İlk anlamında bilinçli hoşgörü ya da ihmalkârlık vardır. İkinci anlamında ise kişi artık beklenti taşımamaya başlar. Bu çok anlamlı yapı, deyimi Türkçede oldukça güçlü kılar. Kısacası göz yummak, ya fark edilen kusuru bağışlamayı ya da bir sonucun gelmeyeceğini kabul etmeyi anlatan yerleşik ve kuvvetli bir ifadedir. Bağlam anlamı belirler. Aynı sözün hem merhamet hem de vazgeçiş tarafına açılması deyimi özellikle dikkat çekici kılar. Bu çift anlamlılık, kullanım sırasında cümlenin tonunu daha da önemli hâle getirir. Sözü anlamak için cümlenin yönüne dikkat etmek gerekir.
Örnek Cümleler
- Bu küçük hataya bir kez daha müdür sessizce göz yumdu.
- Doktorların sözlerinden sonra artık iyileşeceğine yavaş yavaş göz yumdu herkes.
- Aile, onun taşkınlıklarına yıllarca göz yummak zorunda kaldı evde bile.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü her iki durumda da kişi aktif ilgisini geri çeker. Birinde kusuru üstünde durmadan bırakır, diğerinde sonucu beklemekten vazgeçer; ortak nokta, bakışı ve beklentiyi kapatmaktır.
Bağlama göre değişir. Küçük bir kusuru hoşgörmek olumlu duyulabilir; fakat ciddi yanlışlara göz yummak sorumsuzluk ve eleştiri konusu olur. Tonu, hoşgörünün sınırı belirler. Bu yüzden bağlam her şeyi değiştirir.
Anlamları yakındır; ancak göz yummak çoğu zaman hoş görme ya da bağışlama tonunu biraz daha fazla taşır. Görmezden gelmek ise daha nötr ya da bilinçli yok sayma yönünü öne çıkarabilir.