Anlamı
telaş ve karışıklığa rastlayarak değeri anlaşılmayıp unutulmak.
Detaylı Açıklama
Gürültüye gitmek deyimi, değerli bir işin, sözün, emeğin ya da gelişmenin karışıklık içinde fark edilmeden kaybolup gitmesi anlamında kullanılır. Buradaki gitmek fiili, artık durumun geri dönülmez biçimde sonuçlanmış olduğunu sezdirir. Bir fikir zamanında ele alınmamış, bir emek hak ettiği ilgiyi görmemiş ya da bir haber daha büyük başlıkların arasında unutulmuş olabilir. Bu nedenle deyim yalnız görünmez kalmayı değil, görünmez kaldığı için ziyan olmayı da taşır. Edebî metinler, toplantı tutanakları, siyasi gündem, sanatsal emek ve günlük küçük iyilikler için bile rahatça söylenebilir. Kısacası gürültüye gitmek, kıymetli bir şeyin kalabalık ve telaş içinde harcanıp fark edilmeden silinmesini anlatan hüzünlü ve sitemli bir deyimdir. Böylece değerin kaybı, ortam karmaşasının sonucu olarak belirir.
Örnek Cümleler
- Onca hazırlık sonunda serginin açılışı başka olaylara karışıp gürültüye gitti.
- Ustanın ince uyarısı gençlerin tartışması arasında gürültüye gitmiş orada maalesef.
- Bu kadar emek, son dakikada çıkan telaş yüzünden gürültüye gitmek üzereydi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü sözde kaybolup gitme duygusu vardır. Yani mesele yalnız dikkat çekmemek değildir; dikkat çekmediği için kıymetin karşılığını bulamadan boşa harcanmış olması da güçlü biçimde hissedilir.
Bir emek, güzel bir söz, önemli bir ayrıntı, sanat ürünü, yerinde uyarı ya da dikkat edilmesi gereken haber gürültüye gidebilir. Ortak nokta, değer taşıyan bir şeyin karışıklıkta erimesidir.
Evet, vardır. Gürültüye gelmek daha nötr bir görünmez kalma hâlidir; gürültüye gitmekte ise iş işten geçmiş, şey değeri anlaşılmadan kaybedilmiş gibi daha tamamlanmış bir kayıp tonu belirir.