Anlamı
kötü bir durumla karşı karşıya kalmak:
'Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.' -Atatürk.
Detaylı Açıklama
Harap düşmek deyimi, kötü bir durumla karşı karşıya kalmak, iyice yıpranmak, perişan ve bitkin bir hâle gelmek anlamlarında kullanılır. Buradaki haraplık yalnız fiziksel yorgunluğu değil, moral çöküşü, imkânsızlığı ve genel bozulmayı da içine alır. Kaynak cümlede milletin fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmesi, sözün toplumsal ölçekte bile kullanılabildiğini gösterir. Bu yüzden deyim hem kişi hem toplum, aile, kurum ya da düzen için geçerli olabilir. Uzun süren savaşlar, yoksulluk, hastalık, borç veya ağır çalışma şartları karşısında doğal biçimde yer bulur. Cümlede geçtiğinde yalnız yıpranmışlık değil, dayanma gücünün ciddi biçimde azaldığı da hissedilir. Kısacası harap düşmek, kötü şartların bedeni, ruhu veya genel düzeni çökertmesini güçlü ve ağır bir söyleyişle anlatan köklü bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Aylarca uykusuz kalınca genç adam iyice harap düştü sonunda artık.
- Savaş haberi geldikçe kasaba halkı hem yoksul hem harap düşüyordu.
- Bu kadar borç ve dert içinde insanın harap düşmemesi zordur.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü haraplık sözcüğü bedenin ötesine geçer; ruh hâlini, imkânsızlığı ve düzen bozulmasını da kapsar. Bu nedenle deyim, sıradan yorgunluktan daha ağır bir genel yıpranma bildirir.
İkisi de tükenmişlik anlatır; ancak harap düşmekte bozulma ve perişanlık duygusu daha geniştir. Bitap düşmek daha çok güçten kesilmeyi, harap düşmek ise genel çöküşü çağrıştırır.
Kasaba, ülke, aile düzeni, işletme veya savaş görmüş bir toplum için de kullanılabilir. Ortak nokta, ağır şartlar altında bütün yapının iyice yıpranmış ve çökmüş görünmesidir.