Anlamı
bir şeye karşı istek duymak, eğilimli olmak:
'Birçoklarının bu havaya uydukları ve artık refahlarını devlet kapılarının dışında aramaya heves ettikleri zamanlardı.' -A. Ş. Hisar.
Detaylı Açıklama
Heves etmek, bir şeye karşı içten bir istek duymayı, onu denemek, sahip olmak ya da o işe yönelmek istemeyi anlatan yaygın bir deyimdir. Heves sözü burada gelip geçici meraktan daha sıcak ve duygulu bir yönelişi karşılar. Kişi bir mesleğe, bir eşyaya, bir sanata ya da bir yaşama biçimine heves edebilir. Deyim kimi zaman olumlu bir başlangıç arzusunu, kimi zaman da kısa sürede sönme ihtimali olan istekleri anlatır. Bu yüzden bağlama göre umut, özenme ve iştah duygularını birlikte taşıyabilir. Çocukların müziğe heves etmesi, birinin bağ bahçe işine heves etmesi ya da yeni bir iş kurmaya heves etmesi doğal kullanımlardır. Söz, isteğin henüz eyleme dönüşmeden önceki canlı aşamasını anlatır.
Örnek Cümleler
- Küçük oğlu dedesi gibi marangozluğa heves etmekten hiç vazgeçmedi yıllarca.
- Komşunun bahçesini görünce ben de sebze yetiştirmeye heves etmek istedim.
- Genç yaşta sahneye çıkmaya heves etmek onu sürekli çalışmaya yöneltti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Heves etmek, bir şeye karşı güçlü bir istek duymak, ona yönelmek ve onu yapmayı ya da elde etmeyi gönülden istemek demektir. İçten gelen bir eğilimi anlatır.
Vardır. İstemek daha genel bir fiildir; heves etmek ise istekle birlikte özenme, gönül verme ve biraz da heyecan taşıyan daha canlı bir anlatımdır. Bu yüzden daha duygulu bir tınısı vardır.
Çoğu zaman nötr ya da olumlu kullanılır. Ancak bağlama göre kişinin çabuk etkilenmesini veya sonunu düşünmeden bir şeye yönelmesini de anlatabilir. Eleştirel ton, özellikle aşırı özenmede belirginleşir.