Anlamı
çok öfkelenmek, aşırı derecede kızmak:
'Hele sokakta yüksek sesle gülenler olursa kendisiyle eğleniyorlar sanarak hiddetten kuduruyordu.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Hiddetten kudurmak, kişinin öfkesinin olağan sınırları aşacak kadar yükseldiğini anlatan abartılı ve sert bir deyimdir. Burada kudurmak fiili gerçek anlamda değil, öfkenin insanı çılgına çevirecek kadar büyümesini göstermek için kullanılır. Bu nedenle söz, basit bir kızgınlığı değil, taşkın, saldırgan veya kendini güçlükle tutan bir öfke hâlini anlatır. Özellikle ağır hakaret, açık aldatma, büyük haksızlık veya kıskançlık anlarında kullanımı doğal görünür. Deyim, duygunun yalnız içte kalmadığını, bedene, söze ve davranışa sert biçimde yansıdığını da düşündürür. Halk dilinde canlı ve çarpıcı bir etki taşır. Böylece öfkenin en üst noktalarından birini biraz abartı, biraz da görsel güçle anlatan etkili bir kullanım oluşturur. Bu sertlik, deyimin etkisini daha da artırır.
Örnek Cümleler
- Arkasından iş çevrildiğini öğrenince resmen hiddetten kudurmak noktasına kadar geldi.
- Bu haksız cezayı duyunca çocuk değil, babası hiddetten kudurmak üzereydi.
- Rakibin alayını görünce tribündekiler neredeyse hiddetten kudurmak başladı yine bugün.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hiddetten kudurmak, son derece yükselmiş, taşkınlaşmış ve insanı kontrolsüz davranmaya yaklaştıran aşırı bir öfke derecesini anlatır. Abartılı bir güç taşır. Kontrol kaybı da sezdirir. Taşkınlığı da açıkça anlatır.
Çünkü söz, öfkenin sıradan sınırları aşıp neredeyse patlayıcı bir boyuta geldiğini göstermeyi amaçlar. Bu abartı, duygunun şiddetini dinleyene hemen geçirir. Duyguyu çok hızlı büyütür. Dinleyene şiddeti hızla geçirir.
Gündelik dilde sert, canlı ve biraz halk söyleyişine yakın bir etki yaratır. Kişinin öfkesinin olağanüstü arttığını çarpıcı biçimde duyurur. Abartı gücü burada özellikle etkilidir. Halk dilinde çok çarpıcı durur.