Anlamı
bir şeyi bozup berbat etmek:
'Ne zaman ki sen ve senin gibiler ilk dönüme pey sürdünüz, bizler de dalaverenin içine tükürdük.' -T. Buğra.
Detaylı Açıklama
İçine tükürmek deyimi, bir şeyi bozup berbat etmek, güzel giden bir durumu mahvetmek anlamında kullanılır. 'Tükürmek' fiili burada tiksindirme, kirletme ve değersizleştirme eylemini simgeler; nasıl bir yemeğin içine tükürüldüğünde artık yenmez hâle gelirse, bir işin veya durumun da içine tükürüldüğünde artık eskisi gibi olamayacağını anlatır. Deyim kaba ve sert bir ifadedir; kullanıldığında yapılan bozgunculuğun kasıtlı ve iğrenç olduğu vurgulanır. Özellikle bir projenin, bir anlaşmanın veya güzel giden bir sürecin bilinçli olarak sabote edilmesi bu deyimle betimlenir. Söz, bozguncunun eylemini en aşağılayıcı biçimde nitelemek için tercih edilir ve söylendiğinde öfke ve tiksinme tonu baskındır. Resmî ortamlarda kullanılmaz; samimi ve teklifsiz konuşma dilinde yer alır.
Örnek Cümleler
- Ne zaman ki sen gibi adamlar ilk dönüme pey sürdünüz, biz de dalaverenin içine tükürdük.
- Güzel giden anlaşmayı son dakikada içine tükürüp bozdular.
- Herkes emek veriyor, bir kişi çıkıp işin içine tükürüyor, her şeyi mahvediyor.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Tükürmek evrensel olarak tiksinme ve saygısızlık ifadesidir. Bir şeyin içine tükürmek onu kirletmek, kullanılamaz hâle getirmektir. Bu çok güçlü ve iğrenç imge, yapılan bozgunculuğun ne kadar aşağılık olduğunu vurgular ve dinleyende hem tiksinme hem de öfke uyandırır.
Genellikle evet; bilinçli ve kasıtlı bir bozma eylemi söz konusudur. Kaza sonucu oluşan bozulma için bu deyim pek kullanılmaz çünkü 'tükürmek' fiilinin kendisi kasıtlı bir eylemi çağrıştırır. Birisi bilerek, isteyerek ve çoğu zaman kötü niyetle işin içine tükürmüştür.
'Berbat etmek', 'mahvetmek', 'bozmak' veya 'sabote etmek' daha kibar alternatiflerdir. Ancak bu alternatiflerin hiçbiri 'tükürmek' fiilinin yarattığı tiksinti ve öfke tonunu tam olarak karşılayamaz. Deyim kaba olduğu için kasıtlı bir seçimle kullanılır; söyleyen kişi tam da o sertliği amaçlar.