Anlamı
1) iki kişi arasındaki kırgınlığın giderilmesi için kırgınlık sebebinin giderilmesi gerekir; 2) bozulan bir iş nerede kalmışsa düzeltilmesine oradan başlanır.
Detaylı Açıklama
İp kırıldığı yerden ulanır atasözü, bozulan bir düzenin, kırılan bir ilişkinin ya da yarım kalan bir işin ancak sorun çıktığı noktadan ele alınarak düzeltilebileceğini anlatır. Ulanmak burada yeniden eklenmek, bağlanmak ve devam ettirilmek anlamı taşır. Bu yüzden atasözü yalnız duygusal kırgınlıklarda değil, teknik arızalarda, ortaklıklarda ve kesintiye uğrayan işlerde de rahatlıkla kullanılır. Esas düşünce şudur: kırılmanın sebebi görülmeden yapılan her düzeltme yüzeyde kalır. Cümlede kullanıldığında sağduyu, tamir ve köke inme duygusu öne çıkar. Bozulan şeyi yalnız yamamak değil, gerçekten onarmak gerektiğini söyler. Sorunun kaynağına dönme zorunluluğunu kısa ama öğretici bir biçimde ortaya koyar. Kısacası ip kırıldığı yerden ulanır, tam çözüm için problemin çıktığı yere dönmeyi öğütleyen yerleşik bir atasözüdür.
Örnek Cümleler
- Usta, motoru sökerken ip kırıldığı yerden ulanır deyip arızaya kökten indi.
- Barışmak isteyen kardeşlere anneleri ip kırıldığı yerden ulanır diye öğüt verdi.
- Müdür, yarım kalan projeyi ip kırıldığı yerden ulanır anlayışıyla yeniden başlattı.
Kökeni ve Hikayesi
Atasözü, kopan ya da kırılan ipin yeniden kullanılması için tam kırıldığı noktadan eklenmesi gerektiği günlük el emeği tecrübesinden doğmuştur.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Bozulan bir şeyi düzeltmek için, sorunun çıktığı noktaya dönmek gerektiğini anlatır. Böylece yüzeysel çözümler yerine kalıcı ve sağlam onarım hedeflenmiş olur her durumda açıkça yeniden güçlüce.
Anlam bakımından çok yakındırlar. Bu biçim, bağlanma değil ulanma kelimesiyle devamlılığın yeniden kurulmasını biraz daha eski ve halk söyleyişine yakın bir tonda verir burada özellikle.
Evet, yalnız insan ilişkilerinde değil, makinelerde, projelerde ve yarım kalan işlerde de kullanılır. Çünkü her alanda asıl mesele, arızanın doğduğu yere dönmektir doğrudan çoğu zaman.