Anlamı
maddi veya manevi sıkıntı vermek, zora sokmak.
Detaylı Açıklama
İşkenceye sokmak deyimi, birine maddi veya manevi büyük sıkıntı vermek, onu zor ve dayanılmaz bir duruma düşürmek anlamında kullanılır. 'İşkence' fiziksel veya ruhsal acı çektirme demektir ve deyim bu acıyı bilinçli ya da dolaylı biçimde yaşatmayı ifade eder. Kişi muhatabını sürekli baskı altında tutarak, belirsizlik içinde bırakarak veya ağır koşullara maruz bırakarak ona dayanılmaz bir süreç yaşatmaktadır. Deyim hem somut hem soyut sıkıntılar için kullanılır: borç yüzünden bunalan birini işkenceye sokmak maddi boyutu, sevdiği kişiyi bekletmek veya belirsizlikte bırakmak manevi boyutu temsil eder. Günlük konuşmada abartı unsuru da taşıyabilir: sıradan bir sıkıntı bile 'beni işkenceye sokma' kalıbıyla ifade edilebilir. Söz, bir kişinin başkası üzerinde yarattığı dayanılmaz baskının ve acının en keskin biçimde dile getirilmesidir ve sınır aşımını eleştirir.
Örnek Cümleler
- Borcunu ödemeyince alacaklılar onu tam bir işkenceye soktu, rahat yüzü görmedi.
- Çocuğu saatlerce ders çalıştırarak işkenceye sokma, biraz mola ver.
- Belirsiz bekleyiş insanı işkenceye sokar, bir karar ver artık.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Günlük kullanımda genellikle mecazi anlamda kullanılır: maddi sıkıntı, ruhsal baskı, belirsizlik veya stres gibi manevi acı veren durumları betimler. Gerçek fiziksel işkenceden ziyade kişinin dayanılmaz bulduğu her türlü baskı ve zorluk için söylenir. Abartı unsuru taşıyarak sıkıntının şiddetini vurgular.
Borç baskısı, iş yerindeki aşırı iş yükü, ilişkilerdeki belirsizlik, bürokratik süreçlerdeki sonsuz bekleme ve sınavlara hazırlık dönemindeki yoğun stres gibi durumlarda sıkça söylenir. Ortak nokta, kişinin uzun süre devam eden dayanılmaz bir baskı altında kalması ve bu durumdan kurtulamamasıdır.
'İşkenceye sokmak' süregelen bir sıkıntıyı ve uzun bir baskı sürecini anlatır; kişi bir durumun içine sokulmuştur ve orada kalmaktadır. 'Canına okumak' ise daha ani ve yıkıcı bir zarar vermeyi ifade eder. Birinde süreç ve süreklilik, diğerinde anlık ve şiddetli bir etki ön plandadır.