Anlamı
yön vermek, yöneltmek:
'Son otuz senede tarihe nasıl bir istikamet verdiğimizi görüyorum.' -Y. K. Beyatlı.
Detaylı Açıklama
İstikamet vermek deyimi, bir kişiyi, düşünceyi, çalışmayı ya da hareketi belli bir yöne sevk etmek anlamına gelir. Asıl anlamı yön belirlemek olsa da kullanım alanı yalnız fiziksel hareketle sınırlı değildir. Bir tartışmaya, projeye, siyasete, eğitime ya da hayat planına yön kazandırmak için de söylenebilir. Bu nedenle söz, karar verme ve yönlendirme gücünü öne çıkarır. İstikamet kelimesi hedefe dönük çizgiyi düşündürdüğü için deyim de dağınıklığı toparlayan bir etki taşır. Kimi bağlamlarda olumlu rehberlik, kimi bağlamlarda güçlü müdahale anlamı kazanır. Böylece yalnız yönü değil, hedefe bağlı düzen kurma düşüncesini de içinde taşır. Kısacası istikamet vermek, dağınık enerjiyi belli bir yön ve hedef etrafında toplamayı anlatan işlek bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Yeni başkan kulübün çalışmalarına daha net bir istikamet vermeyi planlıyordu.
- Öğretmenin tek cümlesi öğrencinin bütün emeğine başka bir istikamet vermeye yetti.
- Bu rapor tartışmayı dağıtmak yerine konuya doğru bir istikamet veriyor.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, düşünceye, işe, eğitime, siyasete ve ilişkilere yön kazandırmak için de kullanılır. Bu yüzden mecaz alanı oldukça geniştir gerçekten bugün de oldukça belirgin biçimde burada.
Yön belirleme, toparlama ve hedef gösterme gücünü vurgular. Bir şeyin dağınık kalmayıp belirli bir çizgiye oturması bu sözün merkezindedir açıkça burada gerçekten netçe her zaman.
Yakındır; fakat istikamet vermek daha belirleyici ve yönlendirici duyulur. Yol göstermek ise bazen daha yumuşak ve önerici bir hava taşır çoğu kullanımda genellikle daha çok.