Anlamı
1) korkulu rüya görmek; 2) büyük sıkıntı, korku duymak.
Detaylı Açıklama
Kâbus görmek deyimi, uyku sırasında son derece ürkütücü ve korkutucu rüyalar yaşama ya da mecazi biçimde büyük bir sıkıntı, korku ve bunaltı içinde olma halini anlatır. Kâbus sözcüğü Arapça kökenli olup ağırlık basan şey anlamına gelir; bu köken deyimin taşıdığı ezilme hissini anlama açısından önemlidir. Uyku sırasında kâbus gören kişi genellikle nefesin kesilmesi, tehdit altında kalma, kaçamama ve çaresizlik gibi yoğun duygular deneyimler. Mecazi kullanımda ise kişinin içinde bulunduğu durumu kabusa benzetmesi söz konusudur; yaşananlar o kadar ağır ve sıkıntılıdır ki kişi bunun gerçek olmadığını diler. Her iki anlam da insan psikolojisinin derin katmanlarına dokunur. Deyim hem bireysel acıyı hem toplumsal bunalımı aktarmak için başvurulan etkili bir ifadedir.
Örnek Cümleler
- O film izledikten sonra üç gece kâbus gördü; annesine yalvardı 'Bir daha izletme bana' diye.
- Şirketin iflasını açıkladığı gece ortaklar kâbus görür gibi birbirlerine baktı.
- Yoğun bakımdan çıktıktan sonra hastane günlerini 'Sanki bir kâbus gördüm' diye anlattı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Yakın ama tam olarak aynı değil. 'Kâbus görmek' genel olarak korkulu rüyaları kapsar. 'Kâbus basmak' ise daha özgül biçimde o ezilme, hareketsiz kalma ve üzerine çöken ağırlık hissini vurgular. Kullanımda sıkça iç içe geçerler ancak ikinci deyim daha özgün bir deneyimi karşılar.
Gerçeğin o kadar ağır ve dayanılmaz olduğu, kişinin sanki rüyada mış gibi hissettiği bir durumu anlatır. Ekonomik kriz, hastalık ya da savaş gibi toplumsal felaketler bu bağlamda sıkça 'kâbus' olarak nitelendirilir.
Sık kâbus görmek stres, travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete veya uyku kalitesinin bozulduğunun işareti olabilir. Travmatik deneyimler yaşamış kişilerde kâbus sıklığının arttığı bilinir; bu nedenle tekrarlayan kâbuslar profesyonel değerlendirme gerektirebilir.