Anlamı
1) çok usanmak, çok bıkmak; 2) mec. bitkin, yorgun, cansız duruma düşmek.
Detaylı Açıklama
Kanı kurumak deyimi, iki farklı anlamda kullanılır. Birincisi çok usanmak, bıkkınlık derecesinde sıkılmak; ikincisi ise bitkin, yorgun ve cansız bir duruma düşmektir. Deyimdeki kan kurumak imgesi, vücuttaki canlılığın ve enerjinin tamamen tükenmesini simgeler. Kan, yaşam gücünün sembolü olduğundan, kanı kuruyan kişi adeta hayat enerjisini yitirmiş demektir. Uzun süre beklemekten, tekrarlayan sıkıntılardan veya bitmeyen sorunlardan bunalan kişiler için kullanılır. Sabırsızlıkla bekleme, sonucu gelmeyen bir sürecin yarattığı bezginlik veya kronik yorgunluk durumlarını betimleyen bu deyim, günlük konuşmalarda sıklıkla tercih edilir. Kişinin hem fiziksel hem ruhsal olarak tükendiğini anlatan etkili bir ifadedir.
Örnek Cümleler
- Hastanede saatlerce sıra beklemekten kanı kurumuştu, artık dayanacak hâli kalmamıştı.
- Her gün aynı sorunlarla uğraşmaktan kanı kuruyan öğretmen, yaz tatilini dört gözle bekliyordu.
- Yıllardır süren davanın sonucunu beklemekten kanı kuruyordu, ne zaman biteceği belli değildi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bu deyim iki anlamda kullanılır. Birincisi çok usanmak ve bıkkınlık derecesinde sıkılmaktır. İkincisi ise bitkin, yorgun ve cansız bir duruma düşmektir. Her iki anlamda da kişinin hayat enerjisinin tükendiği vurgulanır.
Kan, yaşam gücünün ve enerjinin sembolüdür. Kanın kuruması, vücuttaki canlılığın tamamen tükenmesini simgeler. Bu sayede kişinin hem fiziksel hem ruhsal olarak tükendiği ve artık dayanacak gücünün kalmadığı güçlü biçimde anlatılır.
Uzun süre beklemekten bunalan, tekrarlayan sıkıntılardan bıkan veya kronik yorgunluk yaşayan kişiler için kullanılır. Sabırsızlıkla bekleme, sonucu gelmeyen süreçlerin yarattığı bezginlik gibi durumları tanımlamak amacıyla tercih edilir.