Anlamı
kişi yolsuz olduğunu bildiği bir işi yaparken kendini mazur göstermek için bahane uydurur.
Detaylı Açıklama
Kedi yavrusunu yerken sıçana benzetir atasözü, bir kişinin yolsuz veya yanlış olduğunu bildiği bir işi yaparken kendini mazur göstermek için bahane uydurmasını ifade eder. Kedi normalde yavrusunu yemez ancak bunu yaptığında onu fareye benzetir yani masum bir av olarak görür. Bu güçlü benzetme, insanların vicdanlarını rahatlatmak için gerçeği çarpıtma eğilimini anlatır. Yolsuzluk, haksızlık veya ahlaka aykırı davranışlarda bulunan kişilerin eylemlerini meşrulaştırma çabasını eleştirir. Türk halk bilgeliğinin insan psikolojisine dair derin gözlemlerini yansıtan bu atasözü, öz aldatmanın tehlikesine dikkat çeker. Günlük dilde vicdansız davranışları kınamak ve bahaneleri çürütmek amacıyla kullanılır. Özellikle siyasette ve iş dünyasında haksız uygulamaları meşrulaştırma çabasını eleştirmek için güçlü biçimde kullanılır. İnsan psikolojisinin karanlık yönlerini aydınlatan derin bir gözlemdir.
Örnek Cümleler
- Çalışanlarının haklarını yiyen patron bunu şirketin geleceği için diye savunuyordu; kedi yavrusunu yerken sıçana benzetir.
- Arkadaşının parasını alan kişi senin iyiliğin için dedikçe kedi yavrusunu yerken sıçana benzetir atasözü akıllara geliyordu.
- Yetkisini kötüye kullanan yönetici eylemlerini meşrulaştırmaya çalışınca kedi yavrusunu yerken sıçana benzetir dediler.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Yolsuz veya yanlış bir iş yapan kişinin kendini mazur göstermek için bahane uydurmasını ifade eder. Kedinin yavrusunu fare gibi görmesi gibi kişi de kötü eylemini meşru bir gerekçeyle örtmeye çalışır. Öz aldatma ve bahane üretmeyi sert biçimde eleştiren bir atasözüdür.
Yolsuzluk, haksızlık veya ahlaka aykırı davranışlarda bulunan kişilerin eylemlerini meşrulaştırma çabasını eleştirmek için kullanılır. Vicdanını rahatlatmak amacıyla gerçeği çarpıtan insanlara yönelik söylenir. Bahanelerin arkasındaki gerçek niyeti ortaya koyan güçlü bir ifadedir.
İnsanların yanlış davranışlarını haklı çıkarmak için gerçeği çarpıtma eğilimini anlatır. Psikolojide bilişsel çelişki olarak bilinen bu durumda kişi vicdanını rahatlatmak için bahaneler üretir. Türk halk bilgeliğinin insan psikolojisine dair derin bir gözlemini yansıtır.