Anlamı
silah atmak, tabanca sıkmak:
'Oğlum, ben karanlığa kubur sıkmam.' -H. R. Gürpınar.
Detaylı Açıklama
Kubur sıkmak deyimi, silah atmak, tabanca ya da benzeri bir ateşli silahı ateşlemek anlamına gelir. Buradaki 'kubur' kelimesi, eski Türkçede tabanca ya da küçük çaplı ateşli silah için kullanılan bir sözcüktür. Deyim, hem gerçek anlamıyla bir silahın ateşlenmesini hem de mecazi olarak tehdit ve güç gösterisi amacıyla silaha başvurulmasını anlatır. Hüseyin Rahmi Gürpınar başta olmak üzere Türk klasik edebiyatının önemli isimlerinin eserlerinde bu deyime sıkça rastlanmaktadır. Özellikle tarihsel ve edebi metinlerde yer bulan bu deyim, modern günlük dilde daha sınırlı kullanılmakla birlikte atasözleri, deyimler ve tarihi anlatılar söz konusu olduğunda yeniden gündeme gelmektedir. Silah kültürüne ve halk yazınına dair köklü bir ifade olan kubur sıkmak, Osmanlı döneminin gündelik hayatına ışık tutan önemli bir dil mirasıdır.
Örnek Cümleler
- Karanlığa kubur sıkmam, benim hedefim belli olacak dedi ve dikkatle nişan aldı.
- Düşmanı karşısında görünce hemen kubur sıktı ama mermiler isabet etmedi.
- O günlerde haksızlığa uğrayan halk, kubur sıkarak haklarını aramaya kalkıştı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Silah atmak, tabanca ya da benzeri ateşli bir silahı ateşlemek anlamına gelir. Eski Türkçede 'kubur' küçük çaplı ateşli silahlara verilen addı; bu deyim özellikle tarihi ve edebi metinlerde sıkça yer alır.
Kubur, Osmanlı ve eski Türk dilinde tabanca veya küçük çaplı el silahı anlamına gelen bir sözcüktür. Günümüzde artık günlük dilde kullanılmamakla birlikte tarihi metinlerde ve eski deyimlerde varlığını korumaktadır.
Modern günlük dilde sınırlı kullanılsa da tarihi romanlar, Osmanlı dönemi anlatıları ve deyim sözlükleri gibi alanlarda bu ifadeye rastlamak mümkündür. Özellikle Hüseyin Rahmi Gürpınar gibi yazarların eserlerinde canlı biçimde yer alır.