Anlamı
eline fırsat geçmişken çokça para biriktirmek:
'Hamiyetini bu felsefeye uydurarak küplerini doldurmayı bilenler bu memlekette bolluk içinde yaşarlar.' -H. R. Gürpınar.
Detaylı Açıklama
"Küpünü doldurmak" deyimi, eline geçen bir fırsattan yararlanarak gizlice ya da hesapsızca büyük miktarda para biriktirmek, servete konmak anlamına gelir. Buradaki "küp", geleneksel olarak içine para ya da değerli eşya saklamak için kullanılan toprak kaptır. Deyim çoğunlukla olumsuz bir çağrışım taşır; kişinin bunu başkalarının zararına ya da etik dışı yollarla yaptığını ima eder. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın eserlerinde eleştirel bir bağlamda kullanılan bu ifade, toplumsal fırsatçılığı ve bencil kazanç hırsını yerinde anlatır. Hüseyin Rahmi Gürpınar eserlerinde hamiyetini bu felsefeye uyduranların küplerini doldurduğunu anlatmıştır. Deyim, fırsatçılığı ve açgözlülüğü eleştiren güçlü bir ifadedir.
Örnek Cümleler
- Vali yardımcılığı döneminde küpünü doldurduğu ileri sürülen isimler yargılandı.
- Şirketin iflasından önce birkaç yöneticinin küpünü doldurduğu ortaya çıktı.
- Fırsatı kaçırmadan her yoldan küpünü dolduranlar yıllarca sıkıntısız yaşadı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Deyim, para biriktirmenin saklı, gizli ve çoğu zaman usulsüz ya da etik dışı bir biçimde gerçekleştirildiğini ima ettiğinden olumsuz bir çağrışım taşır. "Küp" içine bir şeyleri gizlemek için kullanılan kapalı bir kap olduğundan, bu eylem şeffaflıktan uzak ve başkalarından saklanan bir kazanç elde etmeyi akla getirir.
Deyim özellikle yolsuzluk, rüşvet, kamu görevinin kötüye kullanılması ya da ticari fırsatçılık bağlamlarında sıkça kullanılır. Siyasi, idari ve ekonomik alanlarda eleştirel bir üslupla başvurulan bu ifade, dürüst olmayan kazancı anlatmak için tercih edilir.
Her iki deyim de para kazanmayı anlatır; ancak "küpünü doldurmak" gizlilik ve usulsüzlük çağrışımı bakımından daha belirgin bir olumsuzluk içerir. "Kesesini doldurmak" ise daha genel bir biçimde para biriktirmeyi ifade edebilir ve her zaman olumsuz bir niyet içermeyebilir.