Anlamı
uzun ve peş peşe bir sıra oluşturmak:
'Ama hâlâ bilet var diye bekleyen en aşağı beş bin kişi güzel bir kuyruk yapmışlar.' -B. R. Eyuboğlu.
Detaylı Açıklama
Kuyruk yapmak deyimi, belirli bir hizmet ya da ürün için beklemek amacıyla uzun ve sıralı bir dizi oluşturmayı anlatır. Kuyruk olmak ifadesine yakın olmakla birlikte kuyruk yapmak eylemi daha örgütlü ve bilinçli bir sıralanmayı ima eder. Kalabalık ortamlarda olayların yarattığı talebi karşılamak üzere insanların peş peşe dizilmesi bu deyimle anlatılır. Türkçede hem gündelik yaşamın olağan bir parçasını hem de bazen kalabalığın dramatik boyutunu betimlemek için kullanılan bu ifadeye yazılı ve sözlü dilde sıkça başvurulur. Bekir Raif Eyuboğlu gibi yazarların eserlerinde bu deyime toplumsal bir gerçeklik aktarımı amacıyla yer verilmiştir. Sabır ve toplumsal düzen değerlerini yansıtan bu deyim Türk yaşamının önemli bir parçasını oluşturur.
Örnek Cümleler
- İlk günden bilet almak isteyenler sabahın karanlığında gişe önünde kuyruk yaptı.
- Su kuyruğu yapan çocuklar bu bunaltıcı sıcakta saatlerce beklemek zorunda kaldı.
- Mağaza açılmadan önce binlerce kişi dışarıda uzun bir kuyruk yapmıştı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kuyruk yapmak bir grubun ya da kalabalığın toplu olarak sıra oluşturmasını anlatırken kuyruğa girmek bireysel olarak var olan bir sıraya dahil olma eylemini ifade eder. Kuyruk yapmak daha kolektif ve toplu bir eylemi, kuyruğa girmek ise bireysel bir katılımı anlatır.
Market, banka, hastane, belediye ve benzeri yerlerde hizmet almak için bekleyenlerin oluşturduğu sıraları, konser ya da etkinliklerde bilet bekleme kalabalıklarını ve her türlü uzun bekleme süreçlerini anlatmak için kullanılır.
Doğrudan olumsuz bir anlam taşımaz; ancak bağlama göre verimsizliği, uzun bekleme sürelerini ya da talebin arzı aştığı durumları çağrıştırabilir. Özellikle kalabalık ve uzun kuyruklar toplumsal sorunlara dikkat çekmek amacıyla da dile getirilebilir.