Deyim

Öfkeden Deliye Dönmek Ne Demek?

Anlamı

fazla sinirlenmek:
'Torununu gizlice tavan arasında saklamakta olduğunu öğrendiğinde öfkeden deliye dönmüştü.' -A. Kulin.

Detaylı Açıklama

Öfkeden deliye dönmek deyimi, sinirin aklı geride bırakacak boyuta vardığını anlatan halk dilinin sert ve çarpıcı kalıplarından biridir. Deli olmak aklın yitirilmesi olarak halk dilinde kullanılır; öfkenin de bu boyuta dönmesi aklın bir süreliğine devre dışı kaldığını söyler. Ayşe Kulin gibi yazarların tarihsel romanlarında karakterin gizli bir gerçeği öğrenince yaşadığı sarsıntıyı anlatmak için kullandığı bu kalıp, ani ve patlayıcı bir sinir patlamasını resmeder edebi sahnede. Çocuğunun saklı bir gerçeğini öğrenen anne, eşinin yıllar süren aldatmasını öğrenen koca, güvendiği ortağının kaçtığını öğrenen iş insanı bu kalıbın canlı figürleridir. Söz öfkenin küçük bir gücenmenin çok ötesinde, kişiliği geçici olarak ele geçirdiği anı yakalar gerçekten.

Öfkeden Deliye Dönmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Oğlunun arabayı izinsiz alıp dağa kaçırdığını öğrenen baba öfkeden deliye döndü, telefonu duvara fırlatıp ekibi toplamadan tek başına aramaya çıktı.
  2. Yıllardır güvendiği ortağının şirket parasıyla kaçtığını öğrenen iş insanı öfkeden deliye döndü, avukatına gece yarısı telefon edip yasal süreci başlattı.
  3. Kayınvalidesinin gelininin geçmişiyle ilgili attığı iftirayı duyan koca öfkeden deliye döndü, akrabaları zar zor sakinleştirip bir kavga çıkmasını engelledi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Halk dili aklın yerini koruduğu sürece insanın dengeli olduğunu varsayar; öfke aklı geride bırakmaya başladığında ise davranış delilikle karışır. Bağırma, bardak kırma, yumruk atma, sözünü tartmama gibi haller delilik belirtileri olarak algılanır. Halk dili böylece öfke yoğunluğunun belirli bir eşiği aştığını söze emanet eder; deli sözcüğü buradaki tıbbi karşılığı değil, akıl boşalmasını anlatır.

Ayşe Kulin tarihsel romanlarında aile içi sırların ortaya çıktığı anları sıkça işler; saklanan torun, gizlenen evlilik, suskunluğa gömülmüş geçmiş gibi temalar onun kalemiyle canlanır. Kalıp böyle bir anın okuyucuya geçişini sağlar; karakterin yüzünde başlayan kızarma, ellerin titremesi, sesin yükselmesi, bir cümleyle özetlenir. Edebi anlatım halk dilinin gücünden bu noktada beslenir.

Sürekli sinirli olmak kişiliğe yerleşmiş bir hal bildirir; öfkeden deliye dönmek ise ani bir tetiklemenin yarattığı patlayıcı anı gösterir. Söz genelde uzun süre dingin olan birinin bir bilgi karşısında bir anda değiştiği sahneleri anlatır. Kalıp böylece sürekli halden geçici hale, kişilikten ana, davranıştan tepkiye geçişi vurgular.