Deyim

Öfkeye Kapılmak Ne Demek?

Anlamı

çok sinirlenmek, kızmak, hiddetlenmek:
'Siz gelin de böyle bir adamın herhangi bir öfkeye kapılacağını tahmin edin.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

Detaylı Açıklama

Öfkeye kapılmak deyimi, sinirin kişinin tercihiyle değil, dışarıdan onu yakalayan bir akıntıyla geldiğini anlatır halk dilinde. Kapılmak fiili burada belirleyicidir; özne öfkeyi yapmaz, öfke özneye sahip olur. Bir rüzgara, bir akıntıya, bir dalgaya kapılan kişi gibi sinire kapılmış kişi de iradesini geçici olarak kaybeder. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun ünlü cümlesinde olduğu gibi ağırbaşlı, dengeli bir adamın bile beklenmedik bir durumda öfkeye kapılabileceği vurgulanır; söz kişiliğin sürekli değil anlık olarak ele geçirildiğini anlatır gerçekten. Akşamleyin hiç beklenmedik bir haberle kendinden geçen baba, yıllar süren güvenin bir anda kırıldığını öğrenen koca, hayatı sakin geçen büyük olduğu halde bir ihanetle sarsılan büyükanne bu kalıbın canlı figürleridir gerçekten.

Öfkeye Kapılmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Yıllarca soğukkanlılığıyla bilinen amcam o akşam öğrendiği haber karşısında öfkeye kapıldı, masayı yumrukladı, ailenin geri kalanı şaşkın halde bakıştı.
  2. Yakup Kadri'nin romanında ağırbaşlı paşa öfkeye kapıldığında etrafındaki herkes bir adım geri çekildi, sahnenin gerilimi sayfaya yansımıştı çarpıcı biçimde.
  3. Müdür normalde sakin biri olmasına rağmen müşterinin hakaretine öfkeye kapıldı, telefonu sertçe kapattı, yarım saat odasına kimseyi almadı sessizce.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Kapılmak Türkçede bir akıntıya, rüzgara, dalgaya kendini bırakmak anlamı taşır; özne pasiftir, dış güç etkindir. Halk dili öfkeyi de böyle bir dış güç gibi düşünür; kişi sinirini seçmez, sinir onu yakalar. Söz böylece kişinin sorumluluğunu kısmen hafifletir; ağırbaşlı bir insanın bile öfkeye kapılabileceğini söze emanet eder gerçekten oldukça insancıl.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu romanlarında karakter çiziminde öfkeye kapılma anlarını dönüm noktası olarak kullanır; ağırbaşlı bir paşa, dengeli bir aydın, mesafeli bir yönetici bir anda öfkeye kapılır ve okuyucu o karakterin tüm kişiliğini yeniden değerlendirir. Halk dilinin somut imgesi edebi anlatıma psikolojik derinlik kazandırır gerçekten.

Öfkesi kabarmak, öfkesi başına sıçramak, öfkeden deliye dönmek gibi kalıplar öfkenin nasıl arttığını anlatır. Öfkeye kapılmak ise öfkenin kişinin iradesi dışında geldiğini, edilgen bir biçimde yaşandığını vurgular. Söz suçluyu kişinin değil sahnenin üzerine yıkar; halk dili bu inceliği bilinçli olarak korur gerçekten oldukça etkili.