Deyim

Oluk gibi Akmak Ne Demek?

Anlamı

çok bol ve arası kesilmeden gelmek:
'Para oluk gibi akıyordu Nahit'e.' -T. Buğra.

Detaylı Açıklama

Oluk gibi akmak, bir şeyin bol ve kesintisiz biçimde, durmaksızın gelmesidir. Tarık Buğra'nın para oluk gibi akıyordu Nahit'e cümlesi bu kalıbın klasik bir kullanımıdır; karakterin eline para o kadar çok geliyor ki damla damla değil, akarsu gibi geliyor. Oluk geleneksel evlerin çatılarından yağmur suyunu yere taşıyan kanaldır; toplanan tüm su tek bir yerden akar, çok hızlı ve bol. Halk dili bu somut görüntüyü çeşitli akışlara aktarır; para oluk gibi akar, müşteri oluk gibi akar, gözyaşı oluk gibi akar, sel oluk gibi akar. Söyleyenin tonu duruma göre değişir; para için sevinç, sel için endişe, gözyaşı için hüzün. Kalıp kendi başına nötr; içerik söyleyenin tonunu belirler kararlıca. Türk halk dilinin somut görüntülerden zengin anlam çıkarma becerisinin sıcak örneklerinden biridir.

Oluk gibi Akmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Yeni açtığı dükkana müşteri oluk gibi akıyor, sahibi mutlu mutlu sipariş hazırlamaktan başını kaldıramıyor, ertesi hafta ikinci bir şube açmayı düşünüyor.
  2. Sel suları köyün tam ortasına oluk gibi aktı, evlerin alt katları su altında kaldı, kurtarma ekipleri sabahtan beri kapı kapı dolaşıp insanları tahliye ediyor.
  3. Tarık Buğra'nın romanında para oluk gibi akıyordu Nahit'e cümlesi karakterin servet sahibi olmasını ne kadar canlı bir biçimde anlatıyordu sayfada doğrusu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Geleneksel Anadolu evlerinin çatılarında yağmur suyunu toplayıp yere indiren ahşap, sac veya pişmiş toprak kanallardan gelir. Yağmur yağarken bütün çatının suyu olukta toplanır ve tek bir yerden gürül gürül akar. Bu görsel halk dilinin gözüne çarpmış; bolluğu ve sürekliliği anlatan en güçlü imgelerden biri olmuştur. Yağmur sonrası çocuklar oluğun altında durup yağmuru sayardı eskiden.

Para başta gelir; servet hızla biriken kişiler için söylenir. Müşteri akışı yoğun olan dükkanlar, yağmurun bol yağdığı kış günleri, hayal kırıklığının yarattığı gözyaşları, savaş veya doğal afet sonrası gelen göçmenler de oluk gibi akan şeyler arasındadır. Halk dili bu kalıbı bolluğu olan her şeye uyarlamış; somut ve soyut arasındaki sınırı esnetmiştir.

Kalıbın kendisi nötr; ne aktığı çağrışımı belirler. Para olumlu, sel olumsuz, gözyaşı hüzünlü, müşteri sevinçli çağrışım taşır. Söyleyen kişi aslında söze tonunu içerikten alır. Bu esneklik kalıbı geniş bir kullanım alanına yayar; hem sevinç hem hüzün cümlelerinde aynı kalıp yer alabilir, dinleyici bağlama göre yorum yapar.