Atasözü

Onmadık (talihsiz) Hacıyı Deve Üstünde (Arafat’ta) Yılan Sokar Ne Demek?

Anlamı

amacını gerçekleştirmesi mümkün olmayan kişinin karşısına, hatır ve hayale gelmeyen ve yenilemeyen engeller çıkar.

Detaylı Açıklama

Onmadık hacıyı deve üstünde yılan sokar atasözü, kaderinde aksilik yazılmış kişiye en güvenli, en kutsal anda bile felaketin nasıl yetiştiğini çarpıcı bir sahneyle anlatır. Onmadık sözcüğü Türkçede iyilik yüzü görmemiş, talihsiz anlamı taşır. Hac yolu eski dönemlerde aylarca süren güç bir yolculuktu; çöl, dağ, eşkıya derken yolcunun başı zaten dertten kurtulmazdı. Atasözü tam bu sahneye yılan motifini eklemiş; talihsizliği abartının zirvesine taşımıştır. Aylarca hazırlandığı sınava son anda hastalandığı için giremeyen genç, ev satışına son imzayı atacakken alıcı vazgeçen kişi, düğün arifesinde başı belaya giren damat bu atasözünün modern figürleridir. Söyleyenin tonu acıma ile kederin karışımıdır; mağdura sessiz bir teselli aslında halk bilgeliği bunu sevgiyle sunar gerçekten.

Onmadık (talihsiz) Hacıyı Deve Üstünde (Arafat’ta) Yılan Sokar Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Adamcağız bütün hazırlıkları yapmış, son anda hastalanıp gitememiş, onmadık hacıyı deve üstünde yılan sokar derler, ne yapsın artık talihsizlik takip ediyor onu.
  2. Aylarca emek verdiği projesi son anda iptal edildi, onmadık hacıyı deve üstünde yılan sokar diye düşündü içten, üç ay sonra şirket fonu kestiğinde durum daha da kötüleşti.
  3. Talihsizliklerin ardı arkası kesilmedi bu yıl, ev su bastı, araba bozuldu, baba hastalandı, atalarımız boşuna onmadık hacıyı deve üstünde yılan sokar dememiş gerçekten.

Kökeni ve Hikayesi

Türk halk bilgeliğinden gelir. Hac yolculuğu ve devenin imgeleri birleştirilerek talihsizliğin ne kadar derin ve önlenemez olduğu çarpıcı bir benzetmeyle dile getirilmiştir kalıcı biçimde toplumsal hafızada yer eden.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Onmak fiili Türkçede iyilik yüzü görmek, iyi hale gelmek anlamına gelir; onmadık ise olumsuzu, yani talihsiz, yüzüne gülmemiş kaderli olan demektir. Atasözünün başında bu eski Türkçe sözcüğün bulunması talihsizliğin geçici bir hal değil, kişiye yapışmış bir kader olduğunu anlatır. Dil ile mesaj arasındaki bütünlük kalıbı çarpıcı kılar gerçekten.

Deve hac yolculuğunun en güvenli bineğiydi; yüksekte oturmak yerden gelen tehlikelerden uzaklaşmak demekti. Atasözü tam bu güvenlikli yüksekliğe yılanı çıkarır; halk dilinin abartısı zirveye taşır. Yere değmeyen ayaklara yılanın ulaşması, talihsizliğin coğrafi ve mantıksal sınırları tanımadığını anlatır; kaderin bütün önlemleri delip geçen yapısını resmeder.

Bugün hac yolu uçakla yapılıyor, yılan tehlikesi yok; ama atasözünün ruhu canlılığını korur. Aylarca hazırlandığı sınava son anda hastalandığı için giremeyen öğrenci, ev satışına son imzayı atacakken alıcı vazgeçen aile, düğün arifesinde araç kazası geçiren damat bu atasözünün çağdaş kahramanlarıdır. Halk bilgeliği aynı dersi farklı sahneler üzerinden vermeyi sürdürür değişmeden.