Atasözü

Önüne Geleni Kapar, Ardına Geleni Teper Ne Demek?

Anlamı

arsız, huysuz, geçimsiz kimseler için kullanılan bir söz.

Detaylı Açıklama

Önüne geleni kapar ardına geleni teper atasözü, geçimsiz ve agresif karakter tiplerini hayvan davranışından alınmış canlı bir benzetmeyle anlatır. Kapmak ve tepmek fiilleri at, eşek, deve gibi binek hayvanların öfkeli halinde sergilediği davranışlardır; gözünün önündekini ısırırlar, arkasındakini tekmelerler. Atasözü kişinin sosyal ilişkilerinde aynı saldırgan tutumu sergilemesini bu hayvansal benzetmeyle sertçe eleştirir. Çevresindeki herkese huzursuzluk veren kişi, hem önündekilerle hem arkasındakilerle çekişen tipler, mahallede dedikodusunu yapmadığı kimse kalmayan kadın, iş yerinde kimseyle anlaşamayan zor karakter, okul sınıfında devamlı kavga eden öğrenci, internet platformlarında sürekli tartışan kullanıcı bu atasözünün canlı figürleridir gerçekten halk dilinde derin yer eden sert bir eleştiri kalıbı olarak yaşar.

Önüne Geleni Kapar, Ardına Geleni Teper Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Mahallede kimseyle anlaşamayan zor karakterli kadın için yaşlı dayım atalarımız önüne geleni kapar ardına geleni teper demişler diye sertçe yorum yaptı sohbet ortamında acı bir biçimde.
  2. Toplantıda hem üstlerine hem astlarına huzursuzluk veren müdür için ekip arkadaşları önüne geleni kapar ardına geleni teper sözünü fısıltıyla aralarında dolaştırıyorlardı bir çare arayışında.
  3. Aile büyükleri toplantıda kimseyle iyi geçinemeyen akrabayı atalarımız önüne geleni kapar ardına geleni teper sözüyle nitelendiriyorlardı, kimse onunla aynı masaya oturmak istemiyordu artık.

Kökeni ve Hikayesi

Türk halk gözleminden gelir; binek hayvanların agresif davranışları insan karakterine taşınarak sert bir eleştiri atasözüne dönüşmüştür.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Kapmak Türkçede ısırırcasına ağzıyla yakalamak, tepmek ise ayakla kuvvetle vurmak anlamı taşır; her ikisi de hayvanların öfkeli halinde sergilediği davranışlardır. At, eşek, deve gibi binek hayvanlar saldırganlık anında ısırır ve tepme yapar. Halk dili bu hayvansal sahneyi insan ilişkilerine taşıyarak agresif karakteri sert bir biçimde resmeder gerçekten oldukça çarpıcı.

Atasözü kişiyi hayvana benzetir; bu Türk kültüründe çok sert bir eleştiri sayılır. Söz duyulduğunda söyleyenin niyeti açıktır; muhatap insan ilişkilerinde başarısız, geçimsiz, sevilmeyen biri olarak nitelendirilir. Halk dili bu sertliği bilinçli olarak korur; söz hafif bir uyarı değil ağır bir yargıdır gerçekten oldukça keskin ve doğrudan bir eleştiri olarak iş görür.

Aile içi anlaşmazlıklarda geçimsiz akraba için, iş yerinde kimseyle uyumlu çalışamayan ekip üyesi için, mahallede dedikoducu komşu için, okul ortamında kimseyle anlaşamayan öğrenci için, sosyal medyada herkese saldırgan davranan kullanıcı için söz tam yerini bulur. Halk dili böyle kişileri toplumsal olarak izole etmenin sözel bir aracı olarak işler gerçekten.