Anlamı
oyunu kazanmak.
Detaylı Açıklama
Oyunu almak, belirli bir oyun veya el bazlı yarışmada kazanılmasını anlatır. Oyun almak ile aynı anlamı taşır ancak iyelik ekiyle kullanıldığında daha belirgin bir kazanım vurgusu yapılır; sadece bir oyun değil, o oyun kazanılmıştır. Tenis ve voleybolda belirli bir setin içindeki tek bir oyun için söylenir; briç, batak ve pişti gibi kart oyunlarında ise el kazanmak anlamına gelir. Yağlı güreşte ise pehlivanların yatırma anına da bazen oyunu aldı denir; teknik adı pehlivanı düşürmektir aslında. Spikerlerin sıkça başvurduğu bu kalıp futbolda set olmadığı için pek tutmaz, daha çok briç ve tenis televizyon yayınlarında duyulur. Mecazi olarak da kullanılır; bir pazarlıkta veya tartışmada o turun galibi belli olduğunda da oyunu aldı söylenir.
Oyunu Almak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Tenis maçında genç sporcu son setin son oyunu aldı, sırtüstü uzanıp gökyüzüne baktı, beş yıllık antrenmanın hediyesini almıştı sonunda.
- Anneannem briçte zor dağıtımı bile lehine çevirebiliyordu, son akşam dört eli birden oyunu aldı, eşi gülerek kağıtları masaya bıraktı.
- Müzakerede karşı taraf bir argümanla bizi sıkıştırdı, kabul etmeliyim ki o turun oyununu aldılar, ama esas mesele hala masada bekliyor.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Anlamca neredeyse aynıdır ama iyelik eki vurguyu güçlendirir. Oyun aldı genel bir başarı bildirir; oyunu aldı söz konusu spesifik karşılaşmanın net sonucudur. Spor yayıncılığında ikinci form daha sık duyulur; çünkü belirli bir maçtan bahsederken iyelik eki dinleyiciye somut bir referans verir.
Tenis ve briç başta gelir; ikisi de oyun bazlı sayım sistemine sahiptir. Tenisin bir set kazanmak için altı oyun gerektirir; briçte el kazanmak ortağıyla birlikte sayı yapmak demektir. Bu iki sporun jargon dili Türkçeye sızdıktan sonra kalıp diğer karşılaşmalara da yayılmıştır.
Evet, pazarlıkta veya tartışmada bir bölümün galibini ifade etmek için kullanılır. Bu turda oyunu aldılar denilir; ama henüz maçın tamamı kaybedilmemiştir. Spor jargonundan günlük dile sızan birçok deyim gibi bu da hem somut hem mecazi olarak kullanılabilir; bağlam belirleyici unsurdur.