Deyim

Paçası Tutuşmak Ne Demek?

Anlamı

telaşlanmak:
'Ne oldu, yine Esma'nın paçası mı tutuştu?' -H. R. Gürpınar.

Detaylı Açıklama

Paçası tutuşmak deyimi, kişinin beklenmedik bir durum karşısında telaşa kapılmasını, panik yaşamasını anlatır. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın 'Ne oldu, yine Esma'nın paçası mı tutuştu?' cümlesi sözün edebî bir örneğidir. Söz, pantolon paçasının tutuşması durumunda kişinin yangını söndürmek için telaşla koşturması imgesinden beslenir; aciliyetin ve panik durumunun görsel bir tasviridir. Beklenmedik bir misafirin haberini alanlar, sınava hazırlıksız yakalanan öğrenciler, denetim haberinin patladığı işletme sahipleri, beklenmedik bir maliyeti karşılamak zorunda kalanlar bu deyimle anılır. Söz mizahi ve eleştirel tonlarda kullanılır. Türkçenin telaş ve panik dilinin halk arasındaki köklü ve canlı bir karşılığı olarak yaşar. Söz, çağdaş kriz tepkisi ve panik yönetimi söyleminin halk dilindeki mizahi ve etkili bir karşılığı olarak yaşamaktadır.

Paçası Tutuşmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Sınav saati yaklaştıkça paçası tutuşan öğrenci kitapları açıp kapatıyor, konuları hızla göz geçiriyordu, annesi onu sakinleştirmek için bir bardak su uzattı.
  2. Mesai bitimine yaklaşan ve işini bitirmemiş paçası tutuşan çalışan ekip arkadaşlarından yardım istedi, takım dayanışması sayesinde proje zamanında teslim edildi.
  3. Beklenmedik misafir gelince paçası tutuşan ev kadını mutfağa koştu, hızlı bir kahvaltı hazırlıyor, evi düzenliyor, çay demliyordu.

Kökeni ve Hikayesi

Türk halk gözleminden gelir; pantolon paçalarının ateş alması imgesinin kontrolsüz telaş anlamına taşınması ile oluşmuş bir kalıptır.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Tutuşmak Türkçede alev almak, yanmaya başlamak anlamı taşır; ateş tutuşur, sigara tutuşur, kibrit tutuşur gibi kullanımlarda fiilin bu işlevi belirgindir. Paçası tutuşmak kalıbında bu somut yanma sahnesi mecazi bir telaş ifadesine taşınmıştır; kişinin paçası yanıyormuş gibi koşturduğu, sakin duramadığı tasvir edilir. Halk dili duyumsal bir telaş tablosu kurar.

Evet, söz çoğunlukla sevecen bir mizah tonunda söylenir; konuşmacı muhatabın telaşını sertçe değil hafifçe alaya alır. Bu Türk halk dilinin nezaket katmanının güzel bir örneğidir; sert eleştiri yerine gülümseten benzetme tercih edilir. Söyleyenin niyeti çoğunlukla şefkat dolu bir gülümsemedir; söz aile içi ve dost çevresinde rahatlıkla kullanılır.

Sınav yaklaşımları, mesai bitimi yaklaşan iş yetiştirmesi, beklenmedik misafir gelmesi, deadline'a yaklaşan proje sunumu, evlilik öncesi son prova hazırlıkları, yurt dışı seyahat öncesi hazırlık telaşı gibi pek çok modern telaş sahnesinde söz tam yerini bulur. Halk dili modern hayatın hızlı temposunun yarattığı telaş anlarının sözel bir aracını sunar.