Anlamı
azar işitmek:
'Mebrure ... Nesrin'in paparasını yedikten sonra başını yere eğerek kuyruğunu sallayan büyük köpeği gördü.' -P. Safa.
Detaylı Açıklama
Papara yemek deyimi, bir kişiden ağır bir azar işitmek, sertçe paylanmak anlamına gelir. Peyami Safa'nın 'Mebrure . Nesrin'in paparasını yedikten sonra başını yere eğerek kuyruğunu sallayan büyük köpeği gördü' cümlesi sözün edebî bir örneğidir. Papara kelimesi eski Türkçede sert bir azarlama anlamını taşır; söz, azarlanan kişinin neredeyse pasif bir alıcı konumunda olduğunu vurgular. Sınıfta öğretmeninden ders dışı bir davranıştan azar işiten öğrenci, iş yerinde patronunun karşısına çıkmak zorunda kalan çalışan, evde gece geç eve dönen genç için söylenir. Söz hem mizahi hem ciddi tonlarda kullanılabilir; otorite ilişkileri içinde azarın sözel mizansenini oluşturan etkili bir kalıp olarak yaşar. Söz, çağdaş Türkçede daha çok mizahi anılarda ve aile sohbetlerinde yaşamını sürdürür.
Papara (paparasını) Yemek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Yaramazlık yapan çocuk annesinden papara yedi, oda cezası aldı, akşam yemeği sırasında durumu sakince konuştu, çocuk yaptığı hatayı anlayıp özür diledi.
- Hatasını fark eden müdür çalışanına paparasını verdi, performans değerlendirmesinde bu olayı not aldı, çalışan derslerini çıkardı, sonraki dönemde daha titiz çalışarak güveni geri kazanmaya çalıştı.
- Geç gelen kocasına eşi papara yedirdi, akşam yemeği yenirken gergin bir hava vardı, sonradan çiftler arasındaki iletişim sorunu üzerinde uzun bir konuşma yapılıp barış sağlandı.
Kökeni ve Hikayesi
Türk geleneksel mutfak kültüründen gelir; papara yemeği basit bir gıdadan mecazi olarak azar anlamı kazanan halk dili kalıbıdır.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Papara geleneksel Türk mutfağında ekmek parçalarının et suyu, tavuk suyu veya yoğurt ile pişirilerek hazırlanan basit ve ekonomik bir yemektir; özellikle artan ekmeklerin değerlendirilmesi için yaygın olarak yapılırdı. Halk dili bu basit gıdadan mecazi olarak azarlama anlamı türetmiş; aslında ne kadar zarif görünmese de besleyici bir azar anlamı kazanmıştır.
Yemek Türkçede sadece gıdayı almak değil bir saldırıya veya eleştiriye maruz kalmak anlamı da taşır; dayak yemek, azar yemek, ders yemek, fırça yemek gibi kalıplarda fiilin bu pasif kullanımı yaygındır. Halk dili papara yemek kalıbında bu zengin fiille azar almanın pasif tarafını söze döker; söz duyumsal olarak azarın ağırlığını taşır.
Çocuğa anne baba azarı, çalışana müdür azarı, öğrenciye öğretmen azarı, eşler arası azarlama gibi pek çok günlük sahnede söz tam yerini bulur. Halk dili günlük disiplin sahnelerinin sözel bir kalıbını sunar; söyleyen kişi ortamda bir azar olayı yaşandığını net biçimde aktarır. Söz pedagojik ve yönetimsel iletişimin halk dilindeki yansımasıdır.