Anlamı
çok yüklenmiş (taşıt).
Detaylı Açıklama
Pazar kayığı gibi deyimi, bir taşıtın kapasitesinin çok üzerinde yüklenmiş, ağırlık altında ezilmiş bir görüntü sergilemesini eleştirel bir tonla anlatır. Söz, geleneksel İstanbul pazar kayıklarından beslenir; bu kayıklar pazar günleri o kadar çok yüklenirdi ki neredeyse suya gömülecek hâle gelirlerdi. Aşırı yüklenmiş kamyonlar, kapasitesi üstünde yolcu taşıyan dolmuşlar, eşya ile dolup taşan kamyonetler, taşımacılık kurallarını ihlal eden araçlar, fazla yüklü bisiklet ve motosikletler bu deyimle anılır. Söz hem eleştirel hem mizahi tonlarda kullanılır; aşırı yükün hem güvenlik hem hukuki anlamda sorunlu olduğunu sezdirir. Türkçenin trafik ve taşımacılık dilini etkili biçimde anlatan ifadelerinden biridir. Söz, çağdaş trafik güvenliği ve aşırı yükleme eleştirisinin halk dilindeki canlı ve görsel bir karşılığı olarak yaşar.
Pazar Kayığı gibi Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Pazar alışverişi sonrası eve dönen yorgun ev kadını pazar kayığı gibi yüklenmişti, çocuklar ona kapıda yardımcı olmak için koştular, sebze meyve poşetlerini taşıyarak annenin yükünü hafiflettiler.
- Tatil dönüşü çok bavullu turist havalimanında pazar kayığı gibi görünüyordu, çevredeki yolcular gülümseyerek ona yardım teklif ettiler.
- Aile yemeği için aldığı malzemelerle eve dönen baba pazar kayığı gibi yüklendiğini fark edip mahallenin küçük taksisini çağırdı, sebze meyve kasalarını ve diğer malzemeleri rahatlıkla taşıdı.
Kökeni ve Hikayesi
Geleneksel İstanbul boğaz pazar kayığı kültüründen gelir; pazar günleri ağırlık sınırının üzerinde yüklü kayıkların aşırı yüklenme sahnesinin halk dilindeki sözel ifadesidir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Pazar kayığı geleneksel İstanbul boğaz hayatının önemli bir parçasıydı; pazar günleri insanları boğazın iki yakası arasında taşırdı. Pazar günleri kalabalık olduğu için kayıkçılar bazen ağırlık sınırının üzerinde yolcu alırlardı; kayık adeta yüksek su seviyesine kadar batardı. Halk dili bu somut sahneyi aşırı yüklenmenin sözel ifadesine taşımış; söz İstanbul boğaz kültürünün halk dilindeki mirasıdır.
Pazar alışverişi sonrası yorgun ev kadınlarının eve dönüşü, tatil dönüşü çok bavullu turistler, üzerinde tonlarca yük taşıyan kamyonlar, çantalarında onlarca kitap taşıyan öğrenciler, üst üste hediye torbalarıyla yürüyen alışverişçiler gibi pek çok modern sahnede söz tam yerini bulur. Halk dili aşırı yüklenme deneyiminin sözel bir aracını sunar.
Söz çoğunlukla sevecen bir mizah tonunda söylenir; aşırı yüklü kişiye gülümsenir, yardım önerilir. Bu Türk halk dilinin nezaket katmanının güzel bir örneğidir; sert eleştiri yerine gülüminseten benzetme tercih edilir. Söyleyenin niyeti çoğunlukla şefkat dolu bir gülümsemedir; söz aile içi ve dost çevresinde rahatlıkla kullanılır.