Anlamı
üstü başı perişan bir durumda:
'Hani saçı sakalı akar gibi bir adam geliyor ya buraya, o işte.' -N. Ataç.
Detaylı Açıklama
Saçı sakalı akar gibi deyimi, bir kimsenin üstünün başının çok perişan, dağınık, bakımsız bir durumda olduğunu anlatmak için kullanılır. Saç ve sakalın akar gibi, yani sıvı gibi düzensiz ve dağınık görünmesi imgesi, bakımsızlığı çarpıcı biçimde betimler. Uzun bir hastalıktan sonra kendini toparlayamamış biri ya da yıllar süren bir yas sürecinden çıkamamış bir kişi, saçı sakalı akar gibi görünebilir. Söz hüzünlü, gözlemci ya da kaygılı bir tutum taşır. Kişinin kendine bakmayı bıraktığı, iyice dağıldığı durumları anlatır; dış görünüşteki bu perişanlık, çoğu zaman iç dünyadaki bir sıkıntının da işareti sayılır. Çevredekiler için bir kaygı ve destek verme sebebine dönüşebilir. Perişan bir görünümü, en çarpıcı biçimiyle önümüze koyar.
Saçı Sakalı Akar gibi Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Kapıya, saçı sakalı akar gibi, üstü başı dağınık bir adam gelince herkes şaşırıp kaldı.
- Uzun hastalık sonrası kendisini toplamamış olan amca saçı sakalı akar gibi gelmiş ailesinin desteğine muhtaçtı.
- Yıllar süren yas sürecinden çıkamamış aile büyüğümüz saçı sakalı akar gibi görünüyordu çevresinin sıcak ilgisine sığındı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Söz akar gibi imgesiyle sıvı bir akışkanlığı, düzensizliği, kontrol edilemezliği işaretler. Saç ve sakalın bu akıcılık imgesiyle birleşmesi bakımsızlığın görsel olarak çarpıcı bir resmini oluşturur. Perişan bir görünümü, akıp gidiyormuş gibi çarpıcı bir imgeyle betimler.
Söz, kişinin kendine bakmayı büsbütün bıraktığı ağır dönemleri yansıtır. Derin bir yasın, uzun bir hastalığın ya da tükenmişliğe varan bir yorgunluğun ardından insan, iyice savruk ve bakımsız görünebilir. Bu dış perişanlık, çoğu zaman içteki bir çöküntünün de işareti sayılır.
Söz kişisel bakımın sosyal düzenin bir parçası olduğunu, görüntünün iç durumu yansıttığını, çevredeki kişilerin bu görüntüden hareketle kişiye destek olma fırsatı bulduğunu işaretler. Kişinin kendine bakmayı bıraktığı, iyice dağıldığı durumları imler.