Anlamı
üzerine çok düşülen şeyler genellikle kazaya veya zarara uğrar.
Detaylı Açıklama
Sakınılan göze çöp batar atasözü, üzerine çok düşülen, çok sakınılan şeylerin çoğu zaman yine de bir kazaya ya da zarara uğradığını anlatır. Ne kadar dikkat edilirse edilsin, en çok korunan, en çok titrenilen şeyin başına beklenmedik bir iş gelebilir; göze çöp batması, bu beklenmedik aksiliğin somut bir örneğidir. Söz, aşırı özenin kötü sonucu doğurduğunu söylemez; yalnızca sakınmanın her zaman koruyamadığını, talihsizliğin en çok değer verilene de dokunabileceğini gözlemler. Hayret, hüzün ya da kabulleniş taşıyan bir tutumu vardır. Çok korunan bir çocuğun ya da üzerine titrenilen bir eşyanın başına gelen bir aksilik karşısında, çaresizce ama biraz da kaderi kabullenerek söylenir. Kısacası atasözü, dikkatin ve öngörünün sınırlarını, talihin kestirilemezliğini hatırlatan bir gözlemdir.
Sakınılan Göze Çöp Batar Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- En çok titredikleri değerli vazoyu tam da özenle taşırken düşürünce, aile sakınılan göze çöp batar deyip hayıflandı.
- Çok özen gösterilen büyük proje son anda hata verince ekip sakınılan göze çöp batar atasözünü acı bir biçimde söyledi.
- Üst üste kontrol edilen yedek cihaz tam ihtiyaç anında bozulunca müdür sakınılan göze çöp batar gerçeğini doğruladı.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Söz, en çok sakınılan şeyin çoğu zaman yine de zarara uğradığı gözlemine dayanır. Bunu bir neden-sonuç kuralı gibi sunmaz; yani çok korumak zarar getirir demez. Yalnızca, ne kadar dikkat edilirse edilsin bir aksiliğin önlenemeyebileceğini, talihin en değerli olana da dokunabileceğini söyler.
Çok değer verilen ve üzerine titrenilen her şey için söylenebilir: gözde bir çocuk, özenle saklanan bir eşya, uzun emek verilen bir proje ya da titizlikle korunan bir yatırım. Ortak nokta, en çok sakınılanın başına gelen beklenmedik bir aksiliktir.
Söz, kesin bir öğütten çok bir kabullenişi yansıtır. Elden gelen özen gösterildiği hâlde bir aksiliğin yine de olabileceğini; her şeyin denetim altına alınamayacağını hatırlatır. Bu yönüyle, olan bir talihsizlik karşısında insanı biraz rahatlatan, kaderi kabullenen bir söz olarak söylenir.