Deyim

Takılıp Kalmak Ne Demek?

Anlamı

bir şeyden gözlerini ayıramamak:
'O anda pek çok şeyler yapmak istediği hâlde, gözleri köşeyi ağır ağır dönen tramvaya takılıp kalmıştı.' -P. Safa.

Detaylı Açıklama

Takılıp kalmak, gözlerin bir şeye ya da birine öylesine dalması ki insanın bakışlarını ondan bir türlü ayıramaması anlamına gelen bir deyimdir. Bir güzelliğe, ilgi çekici bir manzaraya ya da dikkat çeken bir ayrıntıya gözü takılan kişi, orada âdeta donup kalır, başka bir şeye bakamaz olur. Deyim çoğunlukla hayranlık, şaşkınlık ya da derin bir merakla bakakalma durumunu anlatır. Bir vitrindeki bir eşyaya, uzaktaki bir manzaraya ya da bir insanın yüzüne takılıp kalmak bu duyguyu dile getirir. Kişinin ilgisini çeken bir şey karşısında gözlerini kaçıramaması, bakışını oraya kilitlemesi de bu deyimle anlatılır. Gözlerin ya da dikkatin bir şeye dalıp ondan bir türlü ayrılamamasını anlatan yaygın bir deyimdir.

Takılıp Kalmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Vitrindeki o eski saate gözleri takılıp kaldı, uzun bir süre oradan ayrılmak istemedi hiç.
  2. Pencereden görünen o eşsiz manzaraya takılıp kalmışlar, konuşmayı bile büsbütün unutmuşlardı.
  3. Duvardaki o eski tabloya gözlerim öyle bir takılıp kaldı ki, arkadaşımın söylediklerini bir an duymaz oldum.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Gözlerin bir şeye ya da birine öylesine dalması ki insanın bakışlarını ondan bir türlü ayıramamasını karşılar. Bir güzelliğe ya da dikkat çeken bir ayrıntıya gözü takılan kişi, orada âdeta donup kalır, başka bir şeye bakamaz olur.

Çoğunlukla hayranlık, şaşkınlık ya da derin bir merakla bakakalma durumunu anlatır. Bir vitrindeki eşyaya, uzaktaki bir manzaraya ya da bir insanın yüzüne takılıp kalmak bu duyguyu dile getirir. İçinde bir dalıp gitme ve etkilenme vardır.

Kişinin ilgisini çeken bir nesneye, bir manzaraya ya da bir yüze gözünün takılıp bakışını ayıramadığı anlarda kullanılır. Bir vitrindeki eşyaya ya da duvardaki bir tabloya dalıp kalan kişi buna örnektir; bakış, ilgi çeken şeye âdeta kilitlenir.