Atasözü

Tencere (çömlek) Demiş ‘dibim Altın’, Kaşık (kepçe) Demiş Ben Neredeyim?’ (girdim, Çıktım) Ne Demek?

Anlamı

içyüzünü iyi bilen kimseye karşı, kusurlarını gizlemeye çalışan ve yüksek nitelikleri bulunduğunu söyleyerek övünmeye kalkışan kişi, gülünç duruma düşer.

Detaylı Açıklama

Tencere demiş dibim altın, kaşık demiş ben neredeyim; kusurlarını gizlemeye çalışıp kendisinde üstün nitelikler bulunduğunu söyleyerek övünmeye kalkan bir kişinin, onun içyüzünü iyi bilen biri karşısında gülünç duruma düştüğünü anlatan bir atasözüdür. Söze göre, tencere dibinin altın olduğunu söyleyip böbürlenince, onun içine girip çıkan, gerçek hâlini bilen kaşık, kendisinin de orada olduğunu hatırlatarak bu övünmenin boşluğunu ortaya koyar. Atasözü, gerçeği bilen biri karşısında kusurları örtüp övünmenin gülünç olduğunu vurgular. Söz çoğunlukla içyüzü bilinen bir kişinin abartılı övünmesini eleştirmek için kullanılır. Herkesin bildiği eksiklerini saklayıp övünen birine, tencere demiş dibim altın kaşık demiş ben neredeyim, denir. İçyüzü bilinen kişinin övünmesinin gülünçlüğünü anlatan bir atasözüdür.

Tencere (çömlek) Demiş ‘dibim Altın’, Kaşık (kepçe) Demiş Ben Neredeyim?’ (girdim, Çıktım) Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Bütün eksiklerini herkes bilirken kusursuz olduğunu söyleyip övünmesine, tencere demiş dibim altın kaşık demiş ben neredeyim, dediler.
  2. İçyüzünü bilenlerin yanında böbürlenmeye kalkınca, tencere demiş dibim altın kaşık demiş ben neredeyim sözü herkesin aklına geldi.
  3. Kusurlarını örtüp yüksek niteliklerinden dem vuran adama gülerek, tencere demiş dibim altın kaşık demiş ben neredeyim, diye takıldılar.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Kusurlarını gizlemeye çalışıp kendisinde üstün nitelikler bulunduğunu söyleyerek övünen bir kişinin, onun içyüzünü iyi bilen biri karşısında gülünç duruma düştüğünü anlatır. Gerçeği bilen biri önünde övünmenin boşluğunu vurgular.

Tencere dibinin altın olduğunu söyleyip böbürlenince, onun içine girip çıkan ve gerçek hâlini bilen kaşık, kendisinin de orada olduğunu hatırlatır. Bu imge, içyüzü bilen biri karşısında kusurları örtmenin gülünçlüğünü somut biçimde canlandırır.

Çoğunlukla içyüzü bilinen bir kişinin abartılı övünmesini eleştirmek için söylenir. Herkesin bildiği eksiklerini saklayıp övünen birine bu söze başvurulur. Gerçeği bilenlerin yanında kusur örtüp böbürlenmeyi gülünç bulan bir havada geçer.