Anlamı
dayandığı, güvendiği kimse veya şey önemini yitirerek işe yaramaz duruma gelmek.
Detaylı Açıklama
Tuttuğu dal elinde kalmak, bir kimsenin güvendiği, dayandığı, kendisine destek saydığı bir kişinin ya da bir şeyin önemini yitirip işe yaramaz duruma gelmesi, böylece kişinin desteksiz ve çaresiz kalması anlamına gelen bir deyimdir. Kişi, bir işini, bir umudunu ya da geleceğini bir dayanağa bağlar; ama o dayanak beklenmedik bir biçimde değerini kaybeder, işe yaramaz olur. Böylece kişi, elinde kuru bir dal kalmışçasına desteksiz kalır. Deyimdeki tuttuğu dal elinde kalmak kalıbı, güvenilen dayanağın işe yaramaz duruma gelmesini anlatır. Söz çoğunlukla bir kişinin güvendiği dayanağı yitirdiği durumlarda kullanılır. Bütün umudunu bağladığı ortağı işi bırakınca, adamın tuttuğu dal elinde kaldı. Güvenilen bir dayanağın işe yaramaz duruma gelip kişinin desteksiz kalmasını anlatan bir deyimdir.
Tuttuğu Dal Elinde Kalmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Bütün geleceğini ve umudunu bağladığı o güçlü ortağı işten birdenbire çekilince, hiçbir hazırlığı olmayan adamın resmen tuttuğu dal elinde kaldı ve ne yapacağını uzun süre şaşırdı.
- Sınavda yalnızca bir konuya çalışıp bütün şansını ona bağlayan öğrenci, o konudan hiç soru çıkmayınca tuttuğu dal elinde kalmış gibi çaresizce boş boş kâğıda bakakaldı bir süre.
- Yıllarca güvenip sırtını dayadığı o desteğin bir anda ortadan kalkmasıyla tuttuğu dal elinde kalan kadın, bundan sonra kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmesi gerektiğini anladı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir kimsenin güvendiği, dayandığı bir kişinin ya da bir şeyin önemini yitirip işe yaramaz duruma gelmesi, böylece kişinin desteksiz ve çaresiz kalması anlamına gelir. Güvenilen bir dayanağın yok olup kişinin ortada kalmasını anlatan bir deyimdir.
Kişinin tutunduğu bir dalın kuruyup işe yaramaz duruma gelmesiyle onun desteksiz kalmasını anlatır. Bu benzetme, güvenilen bir dayanağın değerini yitirdiğinde kişinin elinde kuru bir dal kalmışçasına çaresiz kalmasını somut biçimde canlandırır.
Çoğunlukla bir kişinin güvendiği dayanağı yitirdiği durumlarda kullanılır. Bütün umudunu bağladığı ortağının işi bırakmasıyla desteksiz kalan biri buna örnektir. Güvenilen bir dayanağın işe yaramaz duruma gelip kişinin çaresiz kalmasını belirtir.