Deyim

Ümit Bağlamak Ne Demek?

Anlamı

umut bağlamak:
'Hem ne güzeldi sesindeki yankı / Ben oraya ümitlerimi bağladımdı' -B. Necatigil.

Detaylı Açıklama

Ümit bağlamak, bir kimseye ya da bir şeye, beklenen bir sonucu getireceğine inanarak ümit beslemek, ondan bir iyilik, bir çözüm ummak anlamına gelen bir deyimdir. Kişi, bir işin düzelmesini ya da bir sıkıntının çözülmesini birine, bir olaya bağlar; bütün beklentisini, güvenini ona yükler. Bu deyim, umut bağlamak biçimiyle aynı anlamda kullanılır; ümit sözcüğüyle kurulmuş bir söyleyiştir. Söz, çoğunlukla bir kurtuluşun, bir başarının ya da bir iyiliğin belli bir kişiden veya olaydan geleceğine inanıldığı durumlarda kullanılır. Hasta bir yakının iyileşmesi için yeni bir tedaviye ümit bağlanabilir. Çoğu zaman bir topluluk, ortak bir gelecek için tek bir kişiye ya da bir gelişmeye ümit bağlar. Bir kimseye ya da bir şeye iyi bir sonuç getireceği inancıyla ümit beslemeyi anlatan bir deyimdir.

Ümit Bağlamak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Köylüler, uzun süren kuraklıktan kurtulmak için yeni açılacak sulama kanalına büyük bir ümit bağlamıştı.
  2. Ailenin bütün geleceği ona bağlıydı; herkesin ümit bağladığı bu genç, sorumluluğun ağırlığını yüreğinde hissediyordu.
  3. Uzun süredir çözülemeyen soruna yeni gelen uzmanla birlikte yeniden ümit bağlandı, herkes bu kez iyi bir sonuç bekliyordu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bir kimseye ya da bir şeye, beklenen bir sonucu getireceğine inanarak ümit beslemeyi, ondan bir iyilik ya da bir çözüm ummayı karşılar. Bütün beklentisini, güvenini birine veya bir olaya yüklemeyi anlatan bir deyimdir.

Evet, ikisi aynı anlama gelir. Ümit bağlamak, umut bağlamak sözünün ümit sözcüğüyle kurulmuş biçimidir; her ikisi de bir kimseye ya da bir şeye iyi bir sonuç getireceği inancıyla ümit beslemeyi anlatır.

Kişi, bir sıkıntının çözüleceğine ya da bir işin düzeleceğine inandığı bir kimseye, bir gelişmeye veya bir olaya ümit bağlar. Çoğu zaman bir topluluk bile ortak bir gelecek için tek bir kişiye ümit bağlayabilir.