Deyim

Umudunu Kırmak Ne Demek?

Anlamı

umut kesmesine yol açmak:
'Onun bu sözleri de umutlarımı biraz daha kırdı ama susmak istemedim.' -A. İlhan.

Detaylı Açıklama

Umudunu kırmak, bir kimsenin bir başkasının umudunu, beklentisini yıkmak, ona bir şeyin olmayacağını hissettirip umut kesmesine yol açmak anlamına gelen bir deyimdir. Kişi, olumsuz bir sözle, soğuk bir davranışla ya da bir gerçeği acımasızca söyleyerek karşısındakinin içindeki umudu söndürür; onu hayal kırıklığına uğratır. Söz, çoğunlukla birinin beklentisini, hevesini kıran davranışlar için kullanılır. Bir çocuğun hevesle anlattığı hayale büyüklerin olmaz demesi, çocuğun umudunu kırabilir. Kimi zaman iyi niyetle söylenmiş bir söz bile karşıdakinin umudunu istemeden kırar. Bu yüzden birinin hevesinden söz ederken, onun umudunu kırmamaya özen göstermek gerekir; kırıcı bir söz bazen kişinin bütün isteğini söndürebilir. Bir kimsenin umudunu, beklentisini yıkıp onu umutsuzluğa itmeyi anlatan bir deyimdir.

Umudunu Kırmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Çocuğun ressam olma hayaliyle hevesle anlattıklarına ailesinin olmaz demesi, onun umudunu daha en baştan kırdı.
  2. Herkesin önünde başaramayacağını söyleyerek genç sporcunun umudunu kıran antrenör, sonradan bu sözüne çok pişman oldu.
  3. İyi niyetle de olsa gerçekleri sert bir dille söyleyip karşısındakinin umudunu kırmak, çoğu zaman kimseye iyilik getirmez.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bir kimsenin bir başkasının umudunu, beklentisini yıkmayı, ona bir şeyin olmayacağını hissettirip umut kesmesine yol açmayı karşılar. Olumsuz bir söz ya da davranışla karşıdakinin içindeki umudu söndürmeyi anlatan bir deyimdir.

Olumsuz bir sözle, soğuk bir davranışla ya da bir gerçeği acımasızca söyleyerek karşısındakinin umudu kırılabilir. Bir çocuğun hevesle anlattığı hayale olmaz demek bile onun umudunu kırabilir; bazen niyet iyi olsa da sonuç kırıcı olur.

İkisi arasındaki fark yönlerinden gelir. Umudu kırılmak, kişinin kendi umudunun sarsılmasını; umudunu kırmak ise bir başkasının umudunu yıkmayı, ona umutsuzluğu yaşatmayı anlatır. Biri yaşanan, öteki yapılan bir durumdur.