Anlamı
çok ufak kırıntılar durumuna gelmek, parçalanmak:
'... bir yer sarsıntısı ile un ufak olan evlerde yaşıyorlardı.' -M. Ş. Esendal.
Detaylı Açıklama
Un ufak olmak, bir şeyin çok küçük kırıntılara ayrılacak biçimde kırılması, paramparça olması anlamına gelen bir deyimdir. Sert bir darbe, bir düşme ya da büyük bir sarsıntı sonucu bir nesne öyle bir parçalanır ki geriye yalnızca küçücük kırıntılar kalır. Deyim çoğunlukla cam, seramik, tuğla gibi kolay kırılan şeylerin ya da kuru, gevrek nesnelerin dağılması için kullanılır. Yere düşen bir bardağın un ufak olması ya da bir depremde eski binaların un ufak olması buna örnektir. Söz, mecazi olarak bir düzenin, bir umudun ya da bir hayalin tümüyle yıkılıp dağılması anlamında da kullanılabilir. Büyük bir hayal kırıklığında insanın umutlarının un ufak olduğu söylenebilir. Bir şeyin küçük kırıntılara ayrılacak biçimde parçalanmasını anlatan bir deyimdir.
Un Ufak Olmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Elinden kayan porselen tabak yere çarpınca bir anda un ufak oldu; kırılan parçalarını toplamak epeyce zaman aldı.
- Şiddetli depremde eski ve çürük binaların bir kısmı adeta un ufak olup molozlara karıştı.
- Rafın devrilmesiyle yere savrulan bütün cam eşyalar un ufak olunca, ortalık kırık parçalarla doldu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir şeyin çok küçük kırıntılara, ufacık parçalara ayrılacak biçimde kırılmasını, paramparça olmasını karşılar. Sert bir darbe ya da büyük bir sarsıntı sonucu bir nesnenin dağılıp yalnızca küçük kırıntılarının kalmasını anlatan bir deyimdir.
Çoğunlukla cam, seramik, tuğla gibi kolay kırılan şeylerin ya da kuru, gevrek nesnelerin dağılması için kullanılır. Yere düşen bir bardağın ya da bir depremde binaların un ufak olması buna örnektir.
İkisi arasındaki fark yönlerinden gelir. Un ufak etmek, bir şeyi birinin parçalamasını; un ufak olmak ise bir şeyin kendiliğinden ya da bir etkiyle parçalanmasını anlatır. Biri yapılan, öteki olan bir durumdur.