Anlamı
yakışır, yaraşır görmek, elverişli bulmak:
'İşte Ahmet Kerim, ilk bakışında Ömer Beyefendi'nin bu eserini yırtıp sepete atmak üzereyken bu ihtimale dayanarak onun gazeteye konulmasını uygun görmüştü.' -Y. K. Karaosmanoğlu.
Detaylı Açıklama
Uygun görmek, bir şeyi ya da bir işi yerinde, doğru ve elverişli bularak ona onay vermek, onu kabul etmek anlamına gelen bir deyimdir. Kişi, önündeki bir öneriyi ya da bir durumu değerlendirir; onu koşullara ve beklentilere yakışır görürse uygun görür, çoğu zaman da bir yetkiyle onaylar. Söz, çoğunlukla bir kararı, bir işi ya da bir davranışı onaylayan, ona izin veren kişiler için kullanılır. Yöneticinin bir talebi uygun görmesi, o işin yapılabilmesi için gerekli onayı vermek demektir. Kimi zaman deyim, bir şeyi birine yakıştırmak anlamında da kullanılır. Bir yetkilinin bir isteği değerlendirip onaylaması da bu deyimle anlatılır. Bir şeyi yerinde ve elverişli bulup onaylamayı anlatan bir deyimdir.
Uygun Görmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Müdür, çalışanının uzun süredir beklettiği izin talebini bu kez uygun görüp gerekli onayı hemen verdi.
- Kurul, önerilen değişikliği görüşüp uygun görünce, yeni düzenleme kısa bir süre içinde yürürlüğe girdi.
- Aile, gencin yurt dışında okumak istemesini uzun uzun düşündükten sonra uygun gördü ve ona her konuda destek oldu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir şeyi ya da bir işi yerinde, doğru ve elverişli bularak ona onay vermeyi, onu kabul etmeyi karşılar. Bir öneriyi koşullara yakışır görüp çoğu zaman bir yetkiyle onaylamayı anlatan bir deyimdir.
Çoğunlukla bir kararı, bir işi ya da bir davranışı onaylayan, ona izin veren kişiler için kullanılır. Yöneticinin bir talebi uygun görüp gerekli onayı vermesi buna örnektir.
İkisi çok yakın anlamlıdır. Uygun bulmak daha çok bir değerlendirme sonucu bir şeyi kabul etmeyi; uygun görmek ise çoğu zaman bir yetkiyle, bir kararla onay vermeyi belirtir. Aralarındaki fark oldukça küçüktür.