Anlamı
1) bağlayarak ardından çekip götürmek:
'Sonra otomobili yedeğe takıp götürdüler.' -R. H. Karay. 2) destek verip yanında yürümek, yürümesine ve hareketine yardımcı olmak:
'Bunlardan yürümeye mecali olmayan bazılarını erkekler iki taraflarından kollarına girmek suretiyle yedeğe almışlar.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Yedeğe almak iki durumu karşılar. Birincisi bir taşıtı ya da bir yükü bağlayarak ardından çekip götürmektir. Refik Halit Karay'ın otomobili yedeğe takıp götürdüklerini anlatan cümlesi bu anlamı gösterir. İkincisi ise bir kimseye destek verip yanında yürümek, hareketine yardımcı olmaktır. Reşat Nuri Güntekin'in yürümeye mecali olmayanları kollarına girerek yedeğe alanları anlatan cümlesi buna örnektir. İki anlamı birleştiren şey, kendi başına gidemeyen birinin ya da bir şeyin taşınmasıdır. İlk anlamda çekilen bir araçtır, ikincisinde bir insandır. İkinci kullanımda söz sıcak bir dayanışma bildirir; kimse geride bırakılmaz. Takmak biçimiyle de söylenir. Kalıp gündelik konuşmada canlılığını korur. Söz, kendi başına ilerleyemeyeni yanına alıp götürmeyi anlatır.
Yedeğe Almak (takmak) Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Yolda arızalanan otomobili yedeğe alıp en yakın tamirciye kadar götürdüler.
- Yürümekte epeyce zorlanan yaşlı adamı iki koluna girip yedeğe aldılar.
- Uzun yolda yorulan çocuğu babası bir süre yedeğe almak zorunda kaldı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İki durumu karşılar. Birincisi bir taşıtı ya da yükü bağlayarak ardından çekip götürmektir. İkincisi ise bir kimseye destek verip yanında yürümek, hareketine yardımcı olmaktır. Takmak biçimiyle de söylenir.
Kendi başına gidemeyen birinin ya da bir şeyin taşınmasıdır. İlk anlamda çekilen bir araçtır, ikincisinde ise bir insandır. Her ikisinde de dışarıdan bir güç devreye girer.
Sıcak bir dayanışma bildirir; kimse geride bırakılmaz. Yürümekte zorlanan birini kollarına girip götürmek bu kapsamdadır. Takmak biçimiyle de söylenir ve anlam değişmez. Güçsüz kalan kimse böylece yalnız bırakılmamış olur.