Anlamı
1) yer ayırmak; 2) yer kaplamak; 3) işlevi ve etkisi olmak:
'Çağdaş insanın hayatında gazete mühim bir yer tutar.' -M. Kaplan. 4) önemli sayılmak, önemi olmak:
'Herkes onun az zamanda büyük yer tutacağını, bir zaman gelip sefir, nazır olacağını söylüyorlar.' -M. Ş. Esendal.
Detaylı Açıklama
Yer tutmak dört ayrı durumu karşılar. Birincisi yer ayırmaktır; bir koltuk ya da bir masa önceden tutulur. İkincisi yer kaplamaktır ve burada anlam hacimle ilgilidir. Üçüncüsü bir şeyin işlevi ve etkisi olmasıdır; Mehmet Kaplan'ın çağdaş insanın hayatında gazetenin önemli bir yer tuttuğunu belirten cümlesi bu anlamı gösterir. Dördüncüsü ise önemli sayılmaktır; Memduh Şevket Esendal'ın birinin az zamanda büyük yer tutacağını söyleyen cümlesi buna örnektir. Dört anlamı birleştiren şey, bir alanın belirli bir süre elde tutulmasıdır. İlk ikisi somut, son ikisi soyuttur. Somut kullanımda kalıp yer kaplamak söyleyişiyle örtüşür. Soyut kullanımda ise bir değer ve etki bildirir. Söz, bir yeri ya da bir konumu elde tutmayı anlatır.
Yer Tutmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Tiyatroya erkenden gidip ön sıralarda üç kişilik bir yer tuttular.
- Bu masa odada gereğinden çok yer tuttuğu için başka yere alındı.
- Kitap okumak onun günlük yaşamında hep önemli bir yer tutmuştur.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Dört ayrı durumu karşılar: yer ayırmak, yer kaplamak, bir şeyin işlevi ve etkisi olması, önemli sayılmak. Dördünü birleştiren şey bir alanın belirli bir süre elde tutulmasıdır. İlk ikisi somut, son ikisi soyuttur.
İlk ikisi somuttur ve fiziksel bir alanı bildirir. Son ikisi ise soyuttur; bir değer, bir etki ya da bir önem anlatılır. Bağlam hangisinin geçerli olduğunu belli eder.
Somut kullanımda örtüşür; her ikisi de hacim bildirir. Ancak yer tutmak bunun dışında yer ayırmayı ve önemli olmayı da anlatır. Bu yüzden kapsamı daha geniştir. Kalıbın kapsamı bu yüzden daha geniştir.