Anlamı
1) geçmesine engel olmak, durdurmak:
'Senin yolunu kesecek, engel olacak değilim.' -M. Yesari. 2) ıssız yerlerde soygunculuk yapmak; 3) motor vb. hızını azaltmak, devrini düşürmek:
'Motorun yanaşmasını bekliyorum, yol kestiği için şimdi hiç gürültü etmiyor.' -Z. Selimoğlu.
Detaylı Açıklama
Yol kesmek, birinci anlamıyla birinin geçmesine engel olmak, onu durdurmak demektir. Mahmut Yesari'nin senin yolunu kesecek, engel olacak değilim diyen cümlesi bu kullanımı gösterir. İkinci anlamda kalıp çok daha ağırdır; ıssız yerlerde soygunculuk yapmak da yol kesmek sayılır. Bu anlamda söz eski bir suçu adlandırır; kervanların ve yolcuların pusuya düşürüldüğü dönemlerden kalmıştır. Üçüncü anlam ise denizcilikten gelir; bir motorun hızını azaltması, devrini düşürmesi de yol kesmek olarak anlatılır. Zeyyat Selimoğlu'nun yol kestiği için gürültü etmeyen motoru anlatan cümlesi bu kullanımı gösterir. Üç anlamı birbirine bağlayan düşünce ilerlemenin durdurulmasıdır. Hangi anlamın geçerli olduğu bağlamdan kolayca anlaşılır. Söz, ilerlemeyi kesmeyi anlatır. Kalıp bugün en çok birinci anlamıyla kullanılmaktadır.
Yol Kesmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Kapının önünde durup yolunu kesince adam ne yapacağını şaşırıp olduğu yerde kaldı.
- Eskiden bu geçitte yol kesenler olduğu için kervanlar geceleri hiç yola çıkmazdı.
- Kaptan limana yaklaşırken yol kesti ve tekne sessizce iskeleye doğru süzülmeye başladı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Birinci anlamıyla birinin geçmesine engel olmak, onu durdurmak demektir. İkinci anlamda ıssız yerlerde soygunculuk yapmayı anlatır; üçüncü anlamda ise bir motorun hızını azaltmasını bildirir. Üç anlam da yerleşmiş kullanımlardır.
Üçünü birbirine bağlayan düşünce ilerlemenin durdurulmasıdır. İster bir kişi, ister bir kervan, ister bir tekne olsun, her durumda süregelen bir hareket kesintiye uğratılmış olur. Kalıbın bütünlüğü bu ortak düşünceden gelir.
Eski bir suçu adlandırır; kervanların ve yolcuların ıssız geçitlerde pusuya düşürüldüğü dönemlerden kalmıştır. Bugün bu anlam daha çok tarihî anlatılarda ve deyimin kendisinde yaşamaktadır. Bu anlam bugün daha çok metinlerde yaşar.