Anlamı
1) bir sıvının üst bölümüne çıkmak; 2) belli olmak, açığa çıkmak, belirmek:
'Evimizde artık pek de gizli tutulamayarak yüze çıkmaya başlayan bu rezalet yani gelin ve damat arasındaki bu sevda alışverişi böyle devam edip duracak mı?' -M. Ş. Esendal. 3) yüzsüz olmak, şımarmak.
Detaylı Açıklama
Yüze çıkmak, birinci anlamıyla bir sıvının üst bölümüne çıkmak demektir; su yüzüne çıkan bir nesne gibi. İkinci anlamda belli olmak, açığa çıkmak, gizli kalanın ortaya çıkması anlatılır; Memduh Şevket Esendal'ın evde artık gizli tutulamayarak yüze çıkan bir durumu anlatan cümlesi bunu gösterir. Üçüncü anlamda ise yüzsüz olmak, şımarmak anlatılır. İlk iki anlamı bağlayan şey aynı görüntüdür; nasıl bir cisim su yüzüne çıkarsa gizli bir gerçek de öyle açığa çıkar. Çıkmak fiili buradaki görünür olmayı belirtir. İkinci anlam çoğunlukla saklanmaya çalışılan ama artık gizlenemeyen şeyler için kullanılır; bir sır, bir anlaşmazlık ya da bir yolsuzluk yüze çıkar. Üçüncü anlam ise şımarıklığı bildirir. Hangi anlamın geçerli olduğu bağlamdan anlaşılır. Söz, ya üste çıkmayı ya açığa çıkmayı ya da şımarmayı anlatır.
Yüze Çıkmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Uzun süre örtbas edilen o gerçek sonunda gizlenemeyecek biçimde yüze çıktı.
- Suya atılan tahta parçası birkaç saniye sonra yüze çıkıp akıntıyla sürüklendi.
- Aradaki anlaşmazlık büyüyüp yüze çıkınca artık kimse onu görmezden gelemedi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Birinci anlamıyla bir sıvının üst bölümüne çıkmak demektir. İkinci anlamda belli olmak, açığa çıkmak; üçüncü anlamda ise yüzsüz olmak, şımarmak anlatılır. Söz böylece üç ayrı anlamı bir arada taşır.
Aynı görüntü bağlar; nasıl bir cisim su yüzüne çıkarsa gizli bir gerçek de öyle açığa çıkar. Çıkmak fiili her ikisinde de görünür olmayı belirtir ve somut olaydan mecaza doğru anlam genişler.
Çoğunlukla saklanmaya çalışılan ama artık gizlenemeyen şeyler için kullanılır; bir sır, bir anlaşmazlık ya da bir yolsuzluk yüze çıkar. Esendal'ın cümlesi de gizli tutulamayan bir durumu anlatır.