Anlamı
1) zorla almak:
'Bizans'ta Sırp memleketlerini zapt ettilerse de bir müddet sonra bazı kısımlara geniş otonomiler verdiler.' -F. R. Atay. 2) tutmak:
'Neveser bir sevinç çığlığını zor zapt etmişti.' -A. İlhan. 3) bir şeyi güç kullanarak önlemek:
'El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kitlesini zor zapt ediyorlardı.' -H. Taner. 4) yazıya geçirmek: İfadesini zapt edenlere sessizce baktı. 5) hatırında tutmak: Söylediklerinizin birçoğunu zapt ettim. 6) anlamak, kavramak, bütünüyle öğrenmek:
'Bütün ayrıntılarıyla bu âlemi zapt etmiş belleği başlıca dayanağı idi.' -H. Taner.
Detaylı Açıklama
Zapt etmek, bir şeyi zorla almak, ele geçirmek; bir şeyi ya da bir kimseyi güç kullanarak tutmak, önlemek demektir. Kalıbın birden çok yakın anlamı vardır: bir yeri zapt etmek onu zorla ele geçirmektir, bir kalabalığı zapt etmek onu güçle denetim altında tutmaktır, kendini zapt etmek ise duygularını bastırmaktır. Söz ayrıca bir şeyi yazıya geçirmek, hatırda tutmak ya da bütünüyle öğrenmek anlamlarında da kullanılır. Kalıptaki güç ve denetim düşüncesi çoğu anlamında sezilir. Bir toprağı, bir öfkeyi ya da taşkın bir kalabalığı zapt etmek bu kapsamdadır. Sözde bir tutma, bir dizginleme bulunur; serbest kalacak bir şey güçle sınırlanır. Bu yönüyle kalıp geniş bir kullanım alanına sahiptir. Kendini zapt eden kimse, öfkesini dışa vurmaz. Söz, bir şeyi güçle almayı ya da tutmayı anlatır.
Zapt Etmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Kaldırımlara taşan büyük kalabalığı polisler epeyce güçlükle zapt etmeye çalışıyordu.
- İçinden yükselen sevinç çığlığını son anda zor zapt edip sessiz kalmayı başardı.
- Ele geçirdikleri toprakları zapt etmek, onları elde tutmaktan çok daha kolaydı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir şeyi zorla almak, ele geçirmek; bir şeyi ya da bir kimseyi güç kullanarak tutmak, önlemek demektir. Kalıbın temelinde bir güç ve denetim düşüncesi bulunur.
Vardır; bir şeyi yazıya geçirmek, hatırda tutmak ya da bütünüyle öğrenmek anlamlarında da kullanılır. Kendini zapt etmek ise duygularını güçle bastırmak demektir. Kalıbın bu geniş anlam yelpazesi onu çok kullanışlı kılar.
Bir tutma ve bir dizginleme sezilir; serbest kalacak bir şey güçle sınırlanır. Bir toprağı, bir öfkeyi ya da taşkın bir kalabalığı zapt etmek bu kapsama girer.