Anlamı
1) zayıflamak:
'Ne yiyip içiyorsun? Zayıf düşmekten korkmuyor musun?' -N. F. Kısakürek. 2) mec. güçsüzleşmek:
'Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş.' -Ö. Seyfettin.
Detaylı Açıklama
Zayıf düşmek, bedence zayıflamak ya da mecazi olarak güçsüzleşmek, direncini yitirmek demektir. Kalıbın iki yakın kullanımı vardır: bir yandan kişi hastalık ya da yetersiz beslenme yüzünden zayıflar, öte yandan bir kimse, bir topluluk ya da bir taraf gücünü yitirip zayıf düşer. Kalıptaki düşmek fiili, güçlü bir durumdan güçsüz bir duruma inişi belirtir. Söz çoğunlukla bir yıpranma, bir güç kaybı anlatılırken kullanılır. Uzun bir hastalık bedeni, art arda gelen kayıplar bir tarafı zayıf düşürür. Sözde bir güçten düşme ve bir direnç yitimi bulunur. Bu yönüyle kalıp hem beden hem de güç için kullanılabilir. Zayıf düşen taraf, kendini kolayca savunamaz. Toparlanmak çoğu zaman zaman ve destek ister. Söz, bedence ya da güç bakımından zayıflamayı anlatır.
Zayıf Düşmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Ne yiyip içiyorsun sen böyle; bu gidişle zayıf düşmekten hiç mi korkmuyorsun?
- Art arda gelen kayıplardan sonra bir zamanların güçlü kurumu iyice zayıf düştü.
- Uzun süren hastalık onu öyle zayıf düşürdü ki merdiveni bile güçlükle çıkıyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bedence zayıflamak ya da mecazi olarak güçsüzleşmek, direncini yitirmek demektir. Düşmek fiili güçlü bir durumdan güçsüz bir duruma inişi belirtir. Bu iniş hem bedende hem de güçte görülebilir.
İki yakın kullanımı vardır: kişi hastalık ya da yetersiz beslenme yüzünden zayıflar; ya da bir kimse, bir topluluk, bir taraf gücünü yitirip zayıf düşer. İkisi de bir güç kaybını anlatır.
Bir güçten düşme ve bir direnç yitimi bulunur. Zayıf düşen taraf kendini kolayca savunamaz; toparlanmak çoğu zaman zaman ve destek ister. Bu yüzden dışarıdan gelen bir desteğe ihtiyaç duyar.