Anlamı
aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar.
Detaylı Açıklama
Aç elini kora sokar atasözü, geçim derdine düşen insanın hayatta kalmak için kendini her türlü tehlikeye atabileceğini anlatır. Buradaki kor, doğrudan yakıcı ve zarar verici riski temsil eder. Aç olan kişi ise bu riski bile göze alacak kadar zordadır. Atasözünün merkezinde açlığın yalnız fizyolojik değil, ahlaki ve toplumsal baskı yaratan bir güç olduğu düşüncesi vardır. Karnını doyurmak zorunda olan insan, normalde kabul etmeyeceği işlere, tehlikeli yollara veya ağır koşullara yönelebilir. Bu nedenle söz sadece bireysel açgözlülüğü değil, yoksulluğun zorlayıcı gerçekliğini de gösterir. Söylendiği yerde biraz acı, biraz da anlayış vardır. Halk bilgeliği burada açlığı insan davranışlarını değiştiren sert bir mecburiyet olarak kabul eder. Tok insanın kolayca yargılayabileceği şeyler, aç insan için mecburiyete dönebilir. Bu nedenle atasözü, yoksulluk ve risk arasındaki ilişkiyi son derece güçlü ve yakıcı bir imgeyle anlatan kalıcı bir halk sözüdür.
Örnek Cümleler
- Yoksulluk insana her şeyi yaptırır; aç elini kora sokar, korkusu da kalmaz.
- Aç elini kora sokar, işsiz kalınca tehlikeli işleri bile kabullendi.
- İşsiz kalan adam riskli işe girmeye razı oldu; aç elini kora sokar ne de olsa.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Ateşin alevi sönmüş, kızarmış parçasını karşılar. Ona dokunan el hemen yanar; tehlike gözle görülür ve kaçınılmazdır. Sözcük bu yüzden belirsiz bir riski değil, sonucu baştan bilinen bir zararı anar.
İçine daldırmayı bildirir; dokunmayı ya da değmeyi değil. El ateşin üstünden geçmez, içine girer. Fiil böylece göze alınan tehlikenin derecesini yükseltir ve kişinin geri dönmeyi düşünmediğini duyurur.
Olayı belli bir kişiden koparıp genelleştirir: sokar denir. Soktu biçimi tek bir hikâyeyi anlatırdı, oysa atasözü herkesin başına gelebileni bildirir. Kip bu yüzden açlığı huy değil, insanı zorlayan bir durum sayar.