Deyim

Açıklar Livası Olmak Ne Demek?

Anlamı

alay işsiz ve kazançsız kalmak.

Detaylı Açıklama

Açıklar livası olmak, işsiz, kazançsız, elinde düzenli geliri olmayan ve geçim bakımından boşta kalmış kimseler için kullanılan alaycı bir deyimdir. Bu söz, kişiyi adeta hayali bir “açıkta kalanlar” topluluğunun mensubu gibi gösterir. İçinde belirgin bir mizah ve küçümseme vardır. “Liva” kelimesinin eski idari çağrışımı, deyime ironik bir resmiyet katar; sanki işsizler için kurulmuş ayrı bir sancak varmış gibi bir anlatım doğar. Bu nedenle söz yalnızca yoksunluğu değil, bu yoksunluğun çevrede nasıl konuşulduğunu da taşır. Günlük dilde özellikle iş güç sahibi olmayan, işi bozulmuş, kazancı kesilmiş ya da ortada kalmış kişiler için kullanılır. Ancak doğrudan söylendiğinde kırıcı olabilir; çünkü içinde toplumsal değer yargısı bulunur. Halk dilinin iş ve geçim meselesine verdiği önem düşünüldüğünde, bu deyimin alaycı gücü daha iyi anlaşılır. Kişi sadece işsiz değildir; neredeyse bir sınıfa, bir topluluğa düşmüş gibi anlatılır. Böylece geçim kaybı, hem ekonomik hem de sosyal bir durum olarak görünür hale gelir. Deyim, mizahla sert yargıyı birleştiren ilginç halk ifadelerinden biridir.

Örnek Cümleler

  1. İşi bırakınca kendini açıklar livasında bulduğunu söyledi.
  2. Mahalledekiler işsiz gençlerle alay edip açıklar livası diyorlardı.
  3. Bir süre açıklar livası gibi dolaştı, sonra iş buldu.

Kökeni ve Hikayesi

Rivayete göre 'liva' Osmanlı idari yapısında sancak karşılığı kullanılan bir terimdi. Bu tarihsel kelimenin gündelik dilde alaycı biçimde işsiz ve açıkta kalmış kişilerle birleştirilmesi, deyime ironik resmiyet tonunu kazandırmıştır.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

İşsiz, kazançsız, boşta kalmış ve geçim yönünden sıkıntıya düşmüş insanları alaycı biçimde anlatır. Bu nedenle söz yalnızca yoksunluğu değil, bu yoksunluğun çevrede nasıl konuşulduğunu da taşır.

Çünkü kişiyi gerçek bir sıkıntı içindeyken, sanki ayrı bir topluluğun mensubuymuş gibi ironik biçimde etiketler.

Çünkü ekonomik sıkıntı içindeki kişiyi küçümseyici ya da değersizleştirici biçimde hedef alabilir. Ancak doğrudan söylendiğinde kırıcı olabilir; çünkü içinde toplumsal değer yargısı bulunur.